Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/16459 E. 2024/7953 K.
Konu: Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16459
- Karar No
- 2024/7953
- Karar Tarihi
- Konu
- Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/118 E., 2016/92 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdur ve müştekinin yargılamada dinlenmediğine, verilen hükmün çelişkili olduğuna, tanık beyanına başvurulmadığına, sanığı iftira atıldığına, atılı suçun işlenmediğine, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasının gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Mahkemece olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, açık ve ayrıntılı beyanının alınması, bunun mümkün olmaması halinde ise soruşturma aşamasında kaydedilen görüntülerin duruşmada hazır bulunanlarca izlenip sanık ile müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yargılama sırasında mağdurenin beyanı alınmayarak önceki beyanlarının okunmasıyla yetinildiği, bu nedenle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. 2. Dosyada mağdurenin nüfus kaydının bulunmaması ve UYAP araştırmasında mağdurenin nüfus kaydına erişilememesi ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, mağdurenin resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.09.2024 tarihinde karar verildi.