Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/15826 E. 2023/3157 K. – Cinsel Taciz
Konu: Cinsel Taciz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15826
- Karar No
- 2023/3157
- Karar Tarihi
- Konu
- Cinsel Taciz
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜMLER : Beraat Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Yargılama aşamasında beyanları alınamayan ve suç tarihinde on beş yaşını tamamlamış mağdure ile kanuni temsilcisinin soruşturma safhasında alınan ifadelerinde şikayetçi olduklarını beyan ettikleri, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle atanan zorunlu vekilin yargılama aşamasında şikayetçi olduğu ancak davaya katılma talebi bulunmasa da vermiş olduğu temyiz dilekçesinin katılmaya yönelik iradesini gösterdiği anlaşılmakla mağdurenin 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan mağdure vekili Av. ... *****'ın ise katılan mağdure vekili olarak davaya kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli, 2015/646 Esas, 2016/291 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Mağdurenin beyanları alınamadan sanıkların beraatine karar verildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdurenin sanıklarla aynı işyerinde çalıştığı, 04.09.2015 tarihinde sanık ...'ın mağdureye;'' eteğini biraz daha kaldırırsan gö..n görünür, Allah bilir mini etek giyersen oranda görünür.'' diyerek birgün sonra diğer sanık ...'un da mağdureye; ''Macerayı sever misin, heyecanı sever misin, seksi sever misin.'' diyerek cinsel tacizde bulundukları iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; mağdureye yapılan tebligata ve çıkartılan zorla getirme kararına rağmen duruşmaya gelmeyip beyanının alınamadığı ve soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifade ile yetinildiğinin belirtildiği, yargılamaya konu olayla ilgili sanıklar ve mağdure ile aynı işyerinde çalışan kişilerin tanık olarak dinlenildikleri, dinlenilen tanık anlatımlarının sanık savunmalarını doğrular nitelikte olduğu, sanıkların suçlamayı kabul etmeyerek, mağdurenin davranışları nedeniyle uyarıldığı ve bunun dışında bir söz sarf edilmediğini beyan ettikleri, bu konunun tanık anlatımlarıyla da doğrulandığı anlaşıldığından, mağdurenin soyut nitelikte kalan soruşturma aşamasındaki anlatımı dışında sanıkların üzerilerine atılı cinsel taciz suçunu işlediklerine dair cezalandırılmaları için yeterli, kesin ve her türlü şüpheden uzak inandırıcı delil elde edilemediğinden ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmaktadır. IV.GEREKÇE A. Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 01.08.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli, 2015/646 Esas, 2016/291 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli, 2015/646 Esas, 2016/291 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.