Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/15358 E. 2023/683 K. – Reşit Olmayanla

Konu: Reşit Olmayanla Cinsel İlişki

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15358
Karar No
2023/683
Karar Tarihi
Konu
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Mahkumiyet Kayden 20.08.1998 doğumlu olup hükümden on sekiz yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, hükümden sonra mevcut şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.06.2015 tarihli ve 2015/14512 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dava açılmıştır. 2. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi, 14.03.2016 tarihli ve 2015/302 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında alt sınırdan ceza hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanık hakkında hükmedilen temel cezanın bireyselleştirilmesinde kanunda belirtilen sebeplerin gerekçeleri belirtilmeksizin tekrarı ile yetinilerek orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde fazla cezaya hükmedildiği, hükümden sonra mağdure ile sanığın evlendiği, mağdurenin şikayetinden vazgeçtiğine yönelik olduğu görülmüştür.. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ile mağdurenin akraba oldukları, olaydan önce telefonla görüşüp mesajlaştıkları, dosya içerisinde bulunan mesaj tespit tutanağına göre her iki tarafın da birbirine duygusal mesajlar attıkları, olay günü de sanığın ikamet ettiği Erzurum ilinden Adana'ya geldiği, tarafların buluşmak için mesajlaştıkları, daha sonra ... mezarlığı civarında buluştukları, sanığın yanında arkadaşı tanık ...'in da olduğu, tarafların buluşması üzerine tanık ...'in yanlarından ayrıldığı, sanık ile mağdurenin de çalıların arasına giderek burada cinsel ilişkiye girdikleri, akabinde mağdurenin eve döndüğü, yakınlarının durumundan şüphelenmesi üzerine sanık ile yaşadıklarını anlattığı ve şikayetçi olduğu şeklinde olayın kabul edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Kayden 20.08.1998 doğumlu olup hüküm tarihinde on sekiz yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, hükümden sonra mevcut şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinde reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun soruşturma ile kovuşturmasının şikayete tabi olduğu ve kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi olarak kamu davasına katılan mağdurenin, mahkemece kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz edilmesinin ardından dosyaya sunduğu 05.04.2016 havale tarihli dilekçeyle sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak neticesine göre aynı sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223'üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden sanık müdafiinin temyiz istemi bu yönüyle yerinde görülmüştür. V. KARAR A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2016 tarihli ve 2015/302 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15358, K. 2023/683, T. 16.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-15358-e-2023-683-k-6a3441edb6f7