Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/14055 E. 2024/8888 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14055
Karar No
2024/8888
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/734 E., 2015/167 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında mağdurelere karşı ayrı ayrı cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, kayden on altı yaşında olan mağdure ...'in omzuna ve yirmi yaşında olan mağdure ...'nın ise kalçasına dokunması şeklinde kabul edilen eylemleri nedeniyle cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle tanıkların görgüye dayalı beyanlarının bulunmadığına, mağdurelerin beyanlarının soyut nitelikte olduğuna, olay yerinin pazar yeri olup sanığın mahkumiyetine yeter delil bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Olay tarihinde sanığın, pazar alanı içerisinde mağdure ...'e arkadan yaklaşarak omuzlarından tutup kendisine çekmesinden ibaret olan eyleminde mağdure ...'in kovuşturma aşamasında istinabe yoluyla alınan beyanında sanığın temastan hemen sonra kalabalık nedeniyle dokunduğu gerekçesiyle kendisinden özür dilediğini beyan etmesi, inkara dayalı savunma, fiziksel temasın yöneldiği vücut bölgesi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın eylemini cinsel saikle gerçekleştirdiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabul ve uygulamaya göre de; Mahkemece sanığın, kayden 01.02.1995 doğumlu olup suç tarihinde on altı yaşında olan mağdure ...'e yönelik eylemiyle ilgili olay kabulü ve suç vasıflandırmasında, sanığın diğer mağdure ...'ya yönelik eylemiyle birlikte bir bütün olarak değerlendirme yapılarak, sanığın her iki mağdureye yönelik eyleminin cinsel saldırı suçu kapsamında kaldığının kabulü ile lehe - aleyhe yasa değerlendirmesinin de anılan bu suça ilişkin kanun maddesi üzerinden yapılmasına karşın, kararın hüküm kısmında sanığın mağdure ...'e yönelik eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulüyle temel cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1. maddesi uyarınca belirlenmesi suretiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturulması ile gerekçeli karar başlığında suç adının "Cinsel saldırı" olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca sanık müdafiine 20.04.2015 tarihli celsede 5237 sayılı Kanun'un 103/1. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verildiği anlaşılmakla, bu hususla ilgili bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. B. Sanık Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mahkemece sanığın, mağdurelere yönelik eylemleri bir bütün olarak değerlendirilerek kastının yoğunluğuyla eylemlerinin sarkıntılık boyutunu aştığı kabulüne karşın, mağdure ...'nın arkasından yaklaşıp kalçasına kıyafet üzerinden dokunmasından ibaret olan eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı anlaşılmakla, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/14055, K. 2024/8888, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-14055-e-2024-8888-k-8ee706437046