Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/13281 E. 2024/6265 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13281
Karar No
2024/6265
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/582 E., 2016/21 K. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemesi nedeniyle yapılan yargılaması sonucunda Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/582 Esas, 2016/21 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/1, 62, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. GEREKÇE Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230, 289/1-g ve 1412 sayılı Kanun'un 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin yapılarak delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükmün 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin 1412 sayılı Kanun'un 308/7. maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 18.11.2014 gün ve 830-502 esas/karar sayılı ilamında da "Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak hükmün açıklanması sırasında 5271 sayılı Kanun'un 230, 231/11 ve 232/6. maddeleri uyarınca denetime imkan verecek şekilde ve kesinleştiğinde başka bir kararın varlığını gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte bir hüküm kurulmalıdır." hususunun açıkça belirtildiği gözetilmeden sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin esası denetlenmemiş olan karara atıfta bulunup yazılı şekilde gerekçesiz hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/13281, K. 2024/6265, T. 25.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-13281-e-2024-6265-k-add89cc27ff1