Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/10889 E. 2025/3380 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10889
- Karar No
- 2025/3380
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/64 E., 2015/69 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Temyiz dışı sanık ...'in sanık ...'ya karşı gerçekleştirmiş olduğu kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesine göre itirazı kabil olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı belirlenmekle, temyiz incelemesinin diğer hükümler yönünden yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Somut delil ve tanık bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna ve diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 116/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; katılan sanığın, uyur vaziyette bulunan katılanın konuta girerek katılanın omuzundan tuttuğu, kendisine doğru çektiği ve elleri ile katılanı kanepeye doğru yatırmaya çalıştığı, katılanın olayı eşine anlatacağını söylemesi üzerine katılanı bırakarak evden ayrıldığı şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son cümlesi uyarınca sanığın sonuç ceza miktarları itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde karar verildi.