Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/10472 E. 2023/356 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10472
Karar No
2023/356
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2015/80 Esas, 2015/585 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında çocuk düşürtme suçundan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 99 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay erteli hapis cezası, sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçundan 5237 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında çocuk düşürtme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 99 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay erteli hapis cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyizi kürtaj işleminin yapılmadığına, hamileliğe dair şüphelerin olduğuna, beyanına göre 8-9 haftalık gebe olan mağdureye kürtaj yapılması durumunda hymende yırtık oluşup oluşmayacağına dair ... Kurumundan rapor alınması gerektiğine, sanığın beraatine ilişkindir.

2. Sanık ... müdafiinin temyizi mağdurenin gebeliğine dair şüphe olduğuna, sanığın kısa süreli olarak ziyaret amacıyla orada bulunduğuna, beraatine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Yapılan kovuşturma, toplanan deliller, sanıkların savunması, katılanların beyanı, adli raporlar, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 1. Sanıklar savunmalarında ısrarla suçlamayı inkar etmişler sanık ...'in tesadüfen sanık ...'ın iş yerinde bulunduğunu, anestezi amacıyla oraya gitmediğini savunurken sanık ... katılan ve arkadaşlarının muayene amaçlı geldiğini, ...'i muayene ettiğini, kanamasının olduğunu gördüğünü ve tıbbi açıdan gerekli uyarıları yaptığını kürtaj eylemini gerçekleştirmediğini savunmaktadır.

2. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasının incelenmesinde katılan ...'in Ağustos 2013 tarihinde Çeşme ilçesinde maruz kaldığı cinsel istismar nedeniyle hamile kaldığı kanaatine ulaşılmıştır.

3. Yine tanıklar, katılanın arkadaşı olan .... beyanlarıyla da katılan anlatımıyla da uyumlu, ...'in bu gebelikten kurtulmak amacıyla yaptıkları araştırma sonrasında sanık ...'a ulaştıkları.... ile birlikte katılan ...'in sanık ...'ın Alsancak semtindeki muayenehanesine gittikleri ve burada muayene oldukları bu iki tanık sanık ... beyanı ve sanığın çalışanı olan tanık Z.U. beyanının yanı sıra dosya içerisinde yer alan katılan ...'in imzaları ajanda sayfası üzerindeki yazılarla da sabit görülmüştür.

4. Bu kabulden yola çıkarak her ne kadar sanık ...'ın katılan ...'in gebeliğine müdahale etmediğini, rahim boşaltmadığını, sadece muayene ettiğini savunmuş ise de; diğer tanık anlatımlarıyla o sabah tanık M.C. ve tanık B.T. olduğu halde katılan ...'in sanığın muayenehanesinde saat 10:00'dan 16:00'a kadar kaldıkları sabit görülmüştür.

5. Yine sanık çalışanının o dönemde muayene ücretlerinin 200 TL olduğu beyanı da dikkate alındığında sanık tarafından katılandan 1.500 TL ücret istendiği, çocuklarının yanında bu kadar para bulunmadığı için tanık M.C.N'den 1.500 TL bedelli senet alındığı da Mahkemece sabit görülmüştür. Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde normal muayene ücretinin 200 TL olmasına rağmen 1.500 TL talep edilmesinin normal muayenenin dışında kürtaj işleminin de yapıldığı konusunda Mahkemede vicdani kanaat oluşmuş her ne kadar sanık ...'te eyleme katılmadığını beyan etmiş ise de; kürtaj müdahalesinin anestezi yapılmaksızın yapılamayacağı o gün anestezi uzmanı olarak muayenede sadece Levent'in olduğu hususu da dikkate alındığında sanığın bu savunmalarına itibar edilmemiştir.

6. Her ne kadar suç mağduru olan katılan ...'in 5237 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca gebeliğin sona erdirilmesi mümkün ise de; bu halde gebeliğin sona erdirilmesi için kadının rızası ki ...'in küçük olması nedeniyle ailesinin rızası alındıktan sonra bu işlemin hastane ortamında yapılması gerekirken katılan ...'in ailesinin bilgisi dışında muayenehanede gebeliğin sonlandırılmış olması nedeniyle suçun tüm unsurları ile oluştuğu sonuca varılmıştır.

7. Ayrıca sanık ...'ın katılan ...'in 15 yaşında dolayısıyla halen reşit olmadığını bildiği halde gebe kalmış olması nedeniyle rızası ile de olsa ailesinin bilgisi dışında cinsel birlikteliğinin olduğu veya cinsel saldırıya uğrama ihtimalinin varlığı karşısında her iki halinde suç oluşturup mesleği gereği suçu yetkili makamlara bildirmesi gerektiği ancak sanığın bu gereği yerine getirmeyerek üzerine atılı sağlık mesleği mensubunun suçu bildirmeme suçunun da ayrıca oluşacağı değerlendirilmesiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

8. Sanık ...'ın eylemindeki süreklilik tespit edilememiş olmakla hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması yoluna gidilmemiştir.

9. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.07.2019 tarihli ve 14-2015/406991 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

IV. GEREKÇE 1. Mağdurenin anatomikman bakire olduğunun anlaşılması karşısında kürtaj işlemi yapılması durumunda hymen bütünlüğünün bozulup bozulmayacağı hususunda ... Kurumundan rapor alındıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2015/80 Esas, 2015/585 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/10472, K. 2023/356, T. 25.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-10472-e-2023-356-k-fd726eaa803d