Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2009/8709 E. 2010/2826 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/8709
- Karar No
- 2010/2826
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kasten yaralama, Mala zarar verme Hüküm : 765 sayılı TCK'nın 456/4, 271, 516/3, 522, 516/3, 522, 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddeleri gereğince mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Sanığın, şikayetçi ...'ya yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyizin incelenmesinde; Sanığın şikayetçiyi yaralamak amacıyla yumruk vurması ve gözlüğünün düşerek kırılması şeklinde gerçekleşen olayda mala zarar verme kastıyla hakaret etmediği gözetilmeden, beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2- Şikayetçi ...'ya yönelik kasten yaralama, polis otosuna ve hastane kapısına zarar verme eylemlerine gelince; a) Sanığın polis otosunun cam koluna kırma şeklindeki eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 516/ilk maddesi kapsamında kaldığı ve sanığın hukuki durumu ile lehe yasa değerlendirmesinin buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanunun 516/3. maddesi gereği mahkumiyet hükmü kurulması, b) Gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman dilimi yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi, c) 765 sayılı TCK hükümleri gereğince verilen hapis ve adli para cezalarının ayrı ayrı içtima ettirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, 3- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.3.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında suçların nitelikleri ve hükmolunan cezaların süresi gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 08.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.