Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2009/12796 E. 2010/7450 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/12796
- Karar No
- 2010/7450
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne yardım etme, Patlayıcı madde bulundurma ve nakletme, 6136 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 1- Sanık ... hakkında: a) 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet (15 yıl hapis cezası), b) 6136 sayılı Kanunun 12/2-4, TCK'nın 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet (15 yıl hapis ve 675 TL Adli para cezası), c) 5237 sayılı TCK'nın 174/1-2, 53/1-2-3, 52/4, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet, 2- Sanıklar ... ve ... hakkında: a) 5237 sayılı TCK' nın 220/7 ve 314/3. maddeleri delaletiyle 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet, b) 6136 sayılı Kanunun 13/2, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet, 3- Sanık ... hakkında: a) 5237 sayılı TCK'nın 220/7 ve 314/3. maddeleri delaletiyle 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet, b) 5237 sayılı TCK'nın 174/1-2, 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet, 4- Sanık ... hakkında: 5237 sayılı TCK'nın 220/7 ve 314/3. maddeleri delaletiyle 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet, 5- 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesi uyarınca emanette kayıtlı para ve eşya ile 65 ER 333 plakalı aracın müsaderesine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek patlayıcı madde bulundurma ve nakletme suçudan mahkum olan sanık ... hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür
1- Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve patlayıcı maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve nakletme suçlarından, sanık ... hakkında ise silahlı terör örgütüne yardım etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafılerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, kısmen re'sen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık, sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme, sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık ve sanık ... hakkında patlayıcı madde bulundurma suçlarından kurulan hükümlerle ilgili olarak;
a) Sanık ...'nun yurt dışından örgütün faaliyeti çerçevesinde bizzat kullanmak üzere yurda bir adet kaleşnikof marka silahı sokup nakletmekten ibaret eyleminde 6136 sayılı Kanunun 12/1. maddesinde öngörülen silahın değişik kişi ve çevrelere yayma unsuru oluşmadığı cihetle eylemin aynı Kanunun 13/2. maddesinde yazılı suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Silahlı örgüte üye olmadığı anlaşılan sanıklar ..., ... ve ...'ın örgütün amacını ve faaliyetlerinde kullanılacağını bilerek ve bu amaçla 6136 sayılı Kanun kapsamında kalan ateşli silah ve mermiler ile patlayıcı maddeleri saklamaktan ibaret eylemlerinin bir bütün halinde silahlı örgüte yardım suçunun özel bir şeklini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 315. maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı, hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hem örgüte yardım ve hem de patlayıcı madde bulundurma ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerinin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.