Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/480 E. 2025/3166 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/480
- Karar No
- 2025/3166
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/393 E., 2023/1022 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/497 E., 2019/427 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı ... İdaresi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi 511 parsel sayılı 11.525,00 metrekare yüzölçümünde tarla vasfındaki taşınmaz 21.10.1976 tarihinde 13.3.1956 tarih 24 sıra no, 40 cilt no, 74 sayfa no, cilt no 1 sayfa no 19, 03.02.1967 tarihli ve 10 sıra no, 55 cilt no, 47 sayfa no, cilt no 1 sayfa no 20, 10.01.1969 tarihli ve 4 sıra no, 63 cilt no, 47 sayfa no, cilt no 1 sayfa no 20 numaralı tapu kaydına istinaden şahıs adına tarla vasfında tespit ve tescil edildiği, tespitin 11.02.1977 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, Mersin ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanı sınırları içinde bulunan ve 6495 sayılı Kanunla 3402 sayılı Kadastro Kanununa (3402 sayılı Kanun) eklenen Ek-5 nci madde kapsamında orman kadastrosu çalışmalarının tamamlandığı ve ilan edilerek yasal süresi sonunda ... köyünde 19.04.2016 tarihinde askı suretiyle ilan edildiğini, davalılar adına kayıtlı 438 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman olarak tespit edildiğini, orman adına yapılan tespitlerin usule uygun olduğunu, orman sayılan yerlerden tapu veya zilyetlik yoluyla toprak kazanılmasının imkansız olduğunu, öncesi orman sayılan yerdeki bitki örtüsü yok edilse dahi orman sayılan yerlerden olduğunun kabul edilmesinin gerektiğinden Mersin ili ... ilçesi ... köyü Köyiçi mevkii 511 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Dava, orman olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı ve evveliyatının orman arazisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu 511 parselin 11525,00 metrekare yüzölçümlü ve tarla vasfı ile davalılar adına hisseli şekilde 1976, 1977 yıllarında yapılan tapulama çalışmaları ile tapuya tescillendiği, dava dilekçesine ekli krokinin taşınmaza uygulandığında dava konusu edilen ve (A) harfi ile gösterilen 6010,29 metrekarelik taşınmaz bölümünün 511 değil 510 nolu parsel içinde kaldığı, bu mahallede 2019 yılında yapılan 3402 sayılı Kanun'un 22/A uygulama sonucu 511 parselin 150 ada 45 parsel, 510 parselin ise 150 ada 41 parsel olduğunun anlaşıldığı, 29.11.2017 tarihli Tapu Müdürlüğü cevabi yazı ekindeki 511 parsele ait tapu kaydında "Taşınmazın 6010,29 m²'lik kısmı olarak tescilli orman sınırı içinde kalmaktadır" şerhinin bulunduğu, 02.04.2019 tarihli tapu kayıtları incelendiğinde ise 511 parselde herhangi bir orman şerhinin bulunmadığı, sözü edilen orman şerhinin 510 parselin tapu kaydında yer aldığının görülmekte olduğu, bilirkişi raporlarının doğrulamakta olduğu, dava konusu 511 parselin kesinleşen orman sınırları içinde bulunmadığı, evveliyatından beri ve halen davalıların kullanımında olan tapulu kadim tarım arazisi vasfı taşıdığı, davacı tarafın orman vasfında olduğunu iddia ettiği 6010,29 metrekarelik taşınmazın 511 parsel içinde değil, 510 parsel içinde yeraldığı, bu hususun dosya kapsamında aldırılan tüm raporlarla da sabit olduğu anlaşılmakla hatalı parsele karşı açılan davanın reddine yönelik İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.