Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3897 E. 2025/4982 K. – Tapusuz Taşınmaz
Konu: Tapusuz Taşınmazın Tescili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3897
- Karar No
- 2025/4982
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapusuz Taşınmazın Tescili
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2537 E., 2024/190 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/364 E., 2022/110 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 sayılı Kanuna göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi, daha sonra 1744 sayılı Kanuna göre 1976 yılında yapılarak dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 1989 yılında 3302 sayılı Kanuna göre yapılan 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi, 1963 yılında ilân edilerek kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz, bu çalışmada orman olarak tespit harici bırakılmıştır. Davacılar vekili dava dilekçesinde, ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan dava dilekçesinde sınırlarını gösterilen taşınmazın, müvekkilleri tarafından imar-ihya edilerek 35 yılı aşkın zamandır malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız olarak zilyetliklerinde bulundurulduğunu ileri sürerek, dava konusu yerin davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kazanma koşullarının davacılar lehine oluşmadığını, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili idare yönünden taraf sıfatının bulunmadığını, bu sebeple davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini belirterek, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...dava konusu taşınmazın 23.10.2020 tarihli teknik rapor ve krokisinde A rumuzu ile gösterilen bölümünün 1943, 1948 ve 1958 tarihli memleket haritalarında tarım alanında kaldığı, diğer bölümlerinin ise çalılık alan içerisinde kaldıkları, bunun yanında A rumuzu ile gösterilen kısmın 1984 tarihli hava fotoğraflarında imar ihya çalışmalarının olduğu, zeytinlik olarak gözüktüğü, imar ve ihya edildiği belirtilerek zilyetlikle kazanım koşullarının A rumuzu ile gösterilen bölüm yönünden oluştuğu, diğer çekişmeli taşınmaz bölümleri yönünden zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediği..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 23.10.2020 tarihli teknik rapor ve krokisinde (A) rumuzu ile gösterilen bölümün davacılar adına tapuya tesciline, kalan bölümlerin Hazine vekilinin tescil talebi göz önünde bulundurularak çalılık vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, karara karşı davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; "...dava konusu taşınmazın yirmi yılı aşkın süredir davacıların tasarrufunda bulunduğu hususu mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından bildirildiğine, zeytinlik vasfında olduğu ziraatçi teknik bilirkişi raporunda açıklandığına, taşınmazın niteliğine ve zilyetliğe ilişkin kazanım koşullarının dava tarihi itibariyle gerçekleştiği toplanan deliller, özellikle orman bilirkişisi raporu ve dosya kapsamından anlaşıldığına göre, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesi ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalılardan Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç: Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.