Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3290 E. 2025/5975 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3290
- Karar No
- 2025/5975
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2001/21 E., 2019/22 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından dava konusu 432 parsel sayılı taşınmaz hakkında verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'ın 1 13... parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının reddine; ... ve ...'ın 4 32... parsel sayılı taşınmazlara; müdahil davacılar ... ve arkadaşlarının ise 698 parsel sayılı taşınmaza yönelen davalarının reddine; davacı ...'ın 613 parsel sayılı taşınmaza yönelen davasının reddine; davacı ...'ın aynı parsele yönelik davasının kabulüne; davacı ...'ın 147, 148, 441, 548, 727, 566, 652, 655, 688, 6 96... parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... mirasçısı ... vasisi ... vekili tarafından duruşma istemli olarak; ... mirasçısı ... vekili ve ... mirasçısı ... taraflarından ise duruşma istemi olmaksızın temyiz edilmiş olup, dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden taraftan ... vasisi ... vekili ile ... mirasçısı ... vekili geldiler. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları
dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenip karara bağlanması için 25.09.2025 tarihine bırakılması uygun görüldüğünden dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1980 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 13... parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı, irsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle (... kızı) ... ile (... evlatları) ... ve müşterekleri adına; 4 32... parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı, irsen intikal, harici ve rızai taksim nedeniyle (... oğlu) ... adlarına tespit edilmiş; ...'ın 1 13... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak kadastro komisyonuna yaptığı vaki itirazları reddedilmiştir. Aynı yer 1 47... parseller vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle (... kızı) ... ile (... evlatları) ... ve müşterekleri adına; 441, 548, 727, 566, 652, 655, 688, 696, 6 13... parsel sayılı taşınmazlar ise vergi kaydı, harici ve rızai taksim ve hibe nedeniyle müstakilen ... adına tespit edildikten sonra kadastro komisyonu nezdinde yapılan itirazlar sonucunda taşınmazların evveliyatının tespitte kabul edildiği gibi ...'a değil; onun da murisi olan...'dan geldiği kabul edilerek tespitlerin iptali ile işbu taşınmazların (... oğlu) ... ile ... Evlatları ... ve arkadaşları (... kızı) ... adlarına kadastro komisyon kararı ile tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçelerinde özetle; dava konusu 113, 141, 147, 148, 441, 548, 727, 566, 652, 655, 688, 696, 6 13... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak; dava konusu taşınmazların evveliyatının murisi olan eşi ...'a ait olup ölümü ile müstakilen kendisine isabet ettiğini, ...'nin tek mirasçısının kendisi olduğunu, diğer tespit ve komisyon tespit malikleri ile taşınmazların ilgisinin olmadığını, adı geçenlerin ... mirasçısı da olmadığı iddiasıyla, her bir parsel için taşınmazların müstakilen adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmış; yargılama sırasında ise ... terekesinin taksim edildiğini ve taksime göre de dava konusu taşınmazların kendisine intikal ettiğini ileri sürmüştür. Davacı ... dava dilekçesinde özetle; dava konusu 613 parsel sayılı taşınmazın evveliyatında ...'a ait iken ölümünden kısa bir süre evvel, adı geçeni bakıp gözetmek kaydıyla, ... tarafından kendisine hibe edildiğini ve 1958 yılından beridir de kendisinin zilyet olduğu iddiasıyla, 613 parselin müstakilen kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır. Davacı ... dava dilekçelerinde özetle; 4 32... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak, bu taşınmazların davalı tespit maliki ... ile müşterek murisleri olan (... oğlu) ... oğlu ...'dan geldiğini ve kendilerinin de miras yoluyla gelen hakkı olduğu iddiasıyla; davacı ... ise aynı taşınmazların evveliyatının...'a ait olduğunu iddia ederek, taşınmazların 1/4 hissesinin adına tescili istemiyle dava açmış; yargılama sırasında (... evlatları) ... ve arkadaşları 13.11.1991 tarihli dilekçeleri ile miras yoluyla gelen hakları bulunduğu iddiasıyla, 698 parsel yönünden davaya katılmışlardır. Davacı ...'ın yargılama sırasında ölümü üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1984/302 Esas ve 1984/390 Karar sayılı kararı ile ..., muris ...'ın tereke temsilcisi olarak tayin edilmiş ve işbu karar 24.10.1984 tarihinde kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesince dava konusu 432 parsel yönünden verilen önceki tarihli (... Kadastro Mahkemesinin 03.10.2001 tarihli ve 1983/352 Esas, 2001/67 Karar) kararının davacı ... terekesi temsilcisi ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.03.2002 tarihli ve 2001/11255 Esas, 2002/1964 Karar sayılı ilamı ile "davadan feragate ilişkin beyanların kayıtsız, koşulsuz ve açık ve seçik olması gerektiği, ne var ki tereke temsilcisinin beyanının kayıt ve koşulsuz bir beyan niteliğinde olmadığı, hal böyle olunca tereke temsilcisinin davadan feragat etmediğinin kabulü ile iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek hüküm verilmesi gerektiği..." hususlarına değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İşbu 432 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava, Mahkemenin 2002/44 Esas numarasına kaydedilmiş ve akabinde işbu 2001/21 Esas sayılı dosya ile birleştirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek ve 432 parsel hakkındaki usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; 1 13... parsel sayılı taşınmazlar yönünden dava konusu taşınmazların muris ...'ye ait olup ... terekesinin taksim edilmediği, tüm tespit maliklerinin de dosyada yer alan nüfus kayıtları ve mirasçılık belgelerine göre ...'nin mirasçısı olduğu gerekçesiyle davacı ...'ın 1 13... parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının reddi ile dava konusu taşınmazların tespit gibi tescillerine; 4 32... parsel sayılı taşınmazlar yönünden, davacı ... terekesi temsilcisi ...'ın 10.09.2001 tarihli ve imzalı dilekçesi ile bu parsellere yönelik davalarından şartsız feragat etmiş olması hem de dava konusu taşınmazların ...den (...'tan) değil onun oğlu olan ...'den geldiğinin anlaşılması nedeniyle, davacı ...’nın taşınmazın ...ndan ... oğlu ...’dan geldiği iddiasını ispatlayamamış olması nedeniyle; dava konusu 698 parsele asli müdahil olan ... ve arkadaşlarının talebi yönünden ise dava konusu bu taşınmazın evveliyatının murisleri olan ...'ye ait olmakla birlikte; ...'nin ölümünden (1959); kadastro tespitine kadar (1980) ... ve mirasçıları zilyet olup lehlerine zilyetlikle edinim koşularının oluştuğu gerekçesiyle davalarının reddine, bu iki taşınmazın da tespit gibi tescillerine; 613 parsel yönünden, dava konusu bu taşınmazın evveliyatı ...'ye ait olmakla birlikte; ...'nin ölümünden (1959) kadastro tespitine kadar (1980), muris ... terekesine göre üçüncü kişi konumunda olan davacı ... tarafından kullanıldığı ve ... lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı ...'ın davasının kabulüne, davacı ...'ın 613 parsel sayılı taşınmaza yönelen davasının ise reddine; Dava konusu 147, 148, 441, 548, 727, 566, 652, 655, 688, 6 96... parseller yönünden ise dava konusu taşınmazların kadastro komisyon tespitinde yazıldığı gibi muris ...den (...) değil onun oğlu olan ...'den geldiğinin anlaşıldığı, bir an için ...'tan geldiği düşünülse dahi ...'ın ölümünden kadastro tespit tarihine kadar uzun süreli kullanımın taksime karine kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle taşınmazların ...'den intikal ettiğinin kabulü gerekeceği, ... terekesinin taksim edilmediği, ne var ki; ...'nin tek mirasçısının ... olmadığı, dosyada yer alan nüfus kayıtları ve mirasçılık belgelerine göre ...'nin mirasçılarının eşi davacı ... ile muris ...’nin kardeşi ...’nun kızı ...’nin çocukları davalılar ..., ... ve ...’nin bulunduğu gerekçesiyle işbu 11 adet taşınmaz yönünden davacı ...'nin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu bu taşınmazların davacı ... ile (... evlatları) ..., ... ve ... adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçısı ... vasisi vekili, ... mirasçısı ... vekili ve ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dava konusu 1 13... parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava konusu bu iki taşınmaz; ... mirasçıları olan ..., ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiş, yapılan tespite karşı, yalnızca tespit maliklerinden ... tarafından dava açılmış olup anılan parsellere ilişkin olarak ... veya diğer kişiler tarafından açılan bir dava bulunmamaktadır.
Bu açıklamalardan sonra somut olayın değerlendirilmesine gelince; a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacı mirasçısı ... vasisi vekilinin dava konusu 1 13... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. b) ... mirasçısı (... oğlu) ... vekilinin aynı parsellere yönelik temyiz istemlerinin ise; murisleri ... tarafından bu taşınmazlar hakkında açılan bir dava bulunmadığı gibi eldeki davaya usulünce katılımlarının da bulunmadığı, dolayısıyla bu parseller bakımından taraf sıfatlarının da olmadığı anlaşılmakla temyiz inceleme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. ... mirasçısı (... oğlu) ... vekili ile ... mirasçısı ...'ın; 6 98... parsel sayılı ve eldeki davada sadece murisleri (... oğlu) ...'ın davasına konu olan bu taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına; bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığına ve kadastro tespit gününe kadar tespit malikleri yararına zilyetlikle edinim koşullarının gerçekleştiğinin belirlenmiş olmasına ve 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup ... mirasçıları ... vekili ile ... mirasçısı ...'ın anılan taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Tarafların dava konusu 147, 148, 441, 548, 727, 566, 652, 655, 688, 696, 6 13... parsel sayılı taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava konusu bu taşınmazlar yukarıda da açıklandığı üzere kadastro komisyon kararı ile evveliyatının tespitte kabul edildiği gibi ...'a değil; onun da murisi olan...'dan geldiği kabul edilerek (... oğlu) ... ile ... evlatları ... ve müşterekleri ve (... kızı) ... adlarına tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ise dava konusu bu taşınmazlar hakkındaki kadastro komisyon kararının doğru olmadığı, zira bu taşınmazların davacı ... ile bu parsellerde komisyon tespit maliki olarak kabul edilen ...'ın üst murisi 1930 yılında ölen ...'tan değil, ... oğlu ve ... murisi (eşi) ...'den geldiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ve bu taşınmazların ... mirasçıları davacı ... ile (... evlatları) ..., ... ve ... adına tescillerine; 613 parsel yönünden ise yine dava konusu bu taşınmazın evveliyatının ...'ye ait olmakla birlikte; ...'nin ölümünden (1959) kadastro tespitine kadar (1980), muris ... terekesine göre üçüncü kişi konumunda olan davacı ... tarafından kullanıldığı ve ... lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle davacı
...'ın davasının kabulüne, davacı ...'ın 613 parsel sayılı taşınmaza yönelen davasının ise reddine karar verilmiştir. Eldeki davada; anılan bu taşınmazlar bakımından ... davacı; (... oğlu) ... ise 147, 148, 441, 548, 727, 566, 652, 655, 6 88... sayılı taşınmazlarda komisyon tespit maliki olması nedeniyle davalı; 613 parsel sayılı taşınmazda ise komisyon tespit maliki olması dolayısıyla davalı; aynı zamanda tamamının kendi adına tescilini talep etmesi nedeniyle ise davacı durumundadır. Her ne kadar ...'ın yargılama sırasında 11.07.1983 tarihinde ölümü üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1984/302 Esas ve 1984/390 Karar sayılı kararı ile ..., muris ...'ın tereke temsilcisi olarak tayin edilmiş ve işbu karar, 24.10.1984 tarihinde kesinleşmiş ve ... terekesi, oğlu ... tarafından temsil edilmiş ise de adı geçen ...'in karar tarihinden evvel 29.03.2019 tarihinde ölümü ile terekeyi temsil yetkisi sona ermiştir. Yine bu taşınmazlarda davacı durumunda bulunan ...'nin ölümü üzerine de geriye tek mirasçısı olarak evlatlığı olan (... ve ... oğlu ... T.C kimlik numaralı) ... kalmış olup adı geçen ...'ın dosya arasında bulunan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/146 Esas ve 2015/207 Karar sayılı kararı ile kısıtlandığı ve bu kısıtlama kararına istinaden kendisine vasi olarak oğlu ... T.C. kimlik numaralı ...'ın atandığı ve adı geçenin yargılamada ... eliyle temsil edildiği anlaşılmakta olup, dosyada ve UYAP ortamında yapılan incelemede; adı geçen vasi (... ve ... oğlu) ...'ın işbu parsellerde komisyon maliki ve aynı zamanda 613 parsel bakımından da davacı durumunda olan (... oğlu) ...'ın da mirasçısı olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar karşısında somut olay incelendiğinde; davacı ... mirasçısı vasisi ... ile ... terekesi arasında yargılama sırasında menfaat çatışması oluştuğu anlaşılmış olup, hükmün davacı vasisi tarafından temyiz edilirken dahi taşınmazların evveliyatının üst muris ... Akcan'a ait olduğunun ileri sürülmesi de göz önüne alındığında tarafların bu hususta iddia ve savunma haklarının kısıtlandığı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle davacı ... mirasçısı ... terekesine bu dosyada temsilen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 426. maddesi uyarınca kayyım tayin edilmesinin sağlanması, bundan sonra işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken bu usuli işlemler tamamlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup açıklanan nedenlerle hükmün bu parseller yönünden bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Kabule göre ise, dava konusu bu taşınmazlar hakkında verilen komisyon kararı ile tespit malikleri değiştiğine göre; "kadastro komisyon kararının iptaline" karar verilmesi gerekirken "tespitin iptaline" şeklinde karar verilmiş olması dahi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1.a) numaralı bentte açılanan nedenlerle; davacı mirasçısı ... vasisi vekilinin dava konusu 1 13... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının; (1.b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise ... mirasçısı (... oğlu) ... vekilinin aynı parsellere ilişkin temyiz istemlerinin reddi ile dava konusu 1 13... parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen hükmün ONANMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; ... mirasçısı (... oğlu) ... vekili ile ... mirasçısı ...'ın, 6 98... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile hükmün 6 98... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; tarafların dava konusu 147, 148, 441, 548, 727, 566, 652, 655, 688, 696, 6 13... parsel sayılı taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının kabulü ile bu taşınmazlar hakkında verilen hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre bu taşınmazlar hakkındaki sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.