Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4754 E. 2025/4840 K. – Tapusuz Taşınmaz

Konu: Tapusuz Taşınmazın Tescili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4754
Karar No
2025/4840
Karar Tarihi
Konu
Tapusuz Taşınmazın Tescili

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/181 E., 2023/23 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi taafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili 12.08.2003 tarihinde açtığı davada özetle; ... ilçesi ... köyü ... - ... mevkinde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını ve bu taşınmazların müvekkili olan davacının babası ... tarafından 1988 yılında davacıya bağışlandığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu belirterek, Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi hükmüne göre davacı adına tescilini istemiştir. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlar; davalı ... İdaresi ayrıca, dava konusu yerlerin orman olarak Hazine adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulüne, 31.03.2004 tarihli fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 7.889 m², (B) harfi ile gösterilen 9.072 m² ve (C) harfi ile gösterilen 75.828 m²'lik bölümlerin davacı ... adına tesciline dair karar, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 09.06.2005 tarihli ve 2005/3429 Esas, 2005/7562 Karar sayılı ilamıyla; "1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında davaya konu taşınmazların taşlık ve çalılık olarak tespit dışı bırakıldığı, arazinin konumu, davalı yerlerle orman niteliğindeki çalılık alanlar ile arasında ayırıcı bir unsurunun olmayışı ve arazi kadastrosunun yapıldığı yıllardaki kadastro ekiplerinin ormanla ilgili çalışma yöntemleri nazara alındığında, davaya konu taşınmazların da yer aldığı arazi bölümünün orman olarak tespit dışı bırakıldığının kabulünün zorunlu bulunduğu, halen orman kadastrosunun yapılmadığı bu yerde orman kadastrosunun yapıldığı tarihe kadar yukarıda açıklanan nedenlerle orman sayılacağı tartışmasız olan bu taşınmazların üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K., 14.03.1989 gün 35/13 E.K. gün 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, ancak orman kadastrosu yapılıp da tahdit dışında bırakılırsa zilyetlikle iktisabının mümkün olacağı (H.G.K. 12.05.2004 gün ve 2004/8-242/292 S.K.), davaya konu taşınmazların öncesi orman olup bu niteliğini koruduğu sıradaki zilyetliğe değer verilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle bozulduktan sonra, bozma ilâmına karşı davacı ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine aynı Dairece yapılan incelemede 18.09.2007 tarihli ve 2007/9781 Esas, 2007/10612 Karar sayılı ilamla karar düzeltme istemi kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararı değişik gerekçe ile bozulmuş olup, karar düzeltme ilamında; "... usulüne uygun orman araştırması yapılması, taşınmazlar orman değilse zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, serbest bölge haritasının getirtilmesi, taşınmaz serbest bölge içinde kalıyorsa kişiler adına tescil edilemeyeceğinin düşünülmesi ..." greğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda verilen davanın kısmen kabulüne, Adana ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan fen bilirkişisi ...'ın 16.05.2011 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.889 m²'lik taşınmaza ilişkin talebin reddine, fen bilirkişisi ...'ın 16.05.2011 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 9.072 m²'lik ve (C) harfi ile gösterilen 75.828 m²'lik taşınmazların davacı ... adına tapuya tesciline dair hükmün, davalılar Hazine, Orman İdaresi ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 05.12.2019 tarihli ve 2017/5885 Esas, 2019/7214 Karar sayılı ilâmıyla; "... bozma ilâmının gereklerinin yerine getirilmediği, çekişmeli taşınmaza komşu kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanaklarının dayanaklarının getirtilerek uygulanmadığı, 6360 sayılı Kanun hükümlerine göre Adana Büyükşehir Belediyesinin davaya dahil edilmediği, imar durumunun araştırılmadığı, davanın tapusuz taşınmazın tescili istemi olduğu halde TMK'nın 713/5 maddesine göre gerekli ilanların yapılmadığı, taşınmazın ne sebeple tescil harici bırakıldığının araştırılmadığı, davacı için 3402 sayılı Kanunun 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının yapılmadığı belirtilerek, bu eksikliklerin giderilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... yapılan keşifler ve dinlenen tanıkların beyanlarından dava konusu B ve C ile gösterilen yerlerin davacının murisi ... tarafından temizlenip, ihya edilerek, nizasız ve fasılasız 30 yılı aşkın süredir kullanıldığı ve davacıya murisi olan babası ... tarafından hibe edildiği ve eklemeli zilyetlikle davacı tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığı, orman mühendisi bilirkişilerin ve ziraat mühendisi bilirkişinin ortak raporunda B ve C harfi gösterilen yerlerin 6831 sayılı orman yasasının 2896 sayılı yasa ile değişik 1. Maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, dava edilen yerin B ve C harfleriyle gösterilen kısmının imar ve ihya işleminin tamalanarak kültür toprağının oluştuğu, tarım alanı olarak kullanma şartlarının olduğu, dava edilen yerin IV. ve II. sınıf tarım arazisi olduğununu belirlendiği, böylelikle tapu kütüğünde kayıtlı olmayan ve tescil harici bırakılan taşınmazın, imar ve ihya işleminin tamamlandığı tarihten dava açıldığı tarihe kadar, davasız ve aralıksız olarak yirmi yılı aşkın süreyle ve malik sıfatıyla davacının zilyetliğinde bulunduğunun sabit olduğu, A harfiyle gösterilen kısmın imar ihya ile tarla bitkilerinin ekilebileceği toprak derinliğine sahip olduğu fakat kültür toprağı özelliğini oluşturmadığı ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile Adana ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan fen bilirkişisi ...'un 08.12.2021 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.889 m²'lik yere ilişkin talebin reddine, fen bilirkişisi ...'un 08.12.2021 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 9.072 m²'lik ve (C) harfi ile gösterilen 75.828 m²'lik yerin davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı Belediyeler vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmadığı, arazi kadastrosunun ise 26.09.1956 tarihinde yapılıp kesinleştiği ve dava konusu yerlerin taşlık ve çalılık olarak tapulama harici bırakıldığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu ve hükme esas raporda (B) ve (C) harfleri ile gösterilen yerlerin öncesinin orman olmadığı ve davacı lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, ulaşılan sonuç dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır. Şöyle ki; dosya arasında bulunan 17.01.2022 havale tarihli, orman bilirkişiler ve ziraat bilirkişi tarafından ortak düzenlenen raporda, stereoskop aletiyle incelemesi yapılan 1953, 1975 ve 1992 tarihli hava fotoğraflarında fen bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfleri ile gösterilen dava ve temyize konu taşınmazların üzerinde çok seyrek vaziyette maki ve çalıların bulunduğunun, tarım yapıldığına dair herhangi bir ize rastlanmadığının saptandığı, bu durum karşısında, dava tarihi olan 2003 yılından geriye doğru 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı ve buna bağlı olarak davacı lehine zilyetlik yoluyla kazanım koşullarının oluşmadığı anlaşılmakta olup, İlk Derece Mahkemesince (B) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmazlar yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, soyut içerikli mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına değer verilerek kabul yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır. İlk Derece Mahkemesince, bu husus gözden kaçırılarak, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; dava konusu taşınmazların dosya arasında bulunan fen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, dava devam ederken ihdasen ve imar yolu ile Hazine adına oluşan tapu kayıtları kapsamında kaldığının anlaşıldığı, bu haliyle davanın artık tapu iptal-tescil davasına dönüştüğü gözetilip, bu doğrultuda usul ve esas açısından değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, dava tescil davasıymış gibi görülüp karar verilmesi de usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4754, K. 2025/4840, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-4754-e-2025-4840-k-cee20cf28eff