Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2115 E. 2024/8038 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2115
- Karar No
- 2024/8038
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/634 E., 2022/979 K. DAVA TARİHİ : 18.05.2018 KARAR : Davacı vekili, davalı Hazine temsilcisi ve davalı Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ : Kulp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/217 E., 2020/835 K. Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Kadastro kanununu 4 üncü madde uyarınca yapılan sınırlandırılmada dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 1952 tarihli memleket haritasının araziye aplike edilmesi ile orman vasfında olduğu gerekçesiyle 2.921.613,07 m2 ve “orman” vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiş, kadastro çalışması 22.04.2008 ile 21.05.2008 tarihleri arasında ilan edilmiş ve 22.05.2008 tarihinde itirazsız kesinleşmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Diyarbakır ili Kulp ilçesi Kurudere Mahallesinde bulunan (Felke riya, hese meğmo ve peğnav mevkileri) taşınmazların ormanlık alan olarak tescil edildiğini, taşınmazın müvekkiline atalarından intikal ettiğini, uzun yıllardır müvekkili tarafından tarımsal amaçlı kullanıldığını ileri sürerek müvekkil adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; (C) harfi ile belirtilen taşınmazın en eski tarihli hava fotoğraflarında ormansız alanda kalması nedeniyle orman sayılmayan yerlerden olduğu, fakat dosya arasında bulunan en eski tarihli 1948 yılı ve sonraki 1984, 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarında taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin yapılmadığının gözlemlendiği, bu nedenle zilyetlikle toprak kazanma şartının (C) ile belirtilen taşınmaz yönünden sağlanmadığı, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve (B) harfi ile belirtilen taşınmazın sonraki yıllarda ormandan açma yolu ile elde edilmiş arazi olmadığı, taşınmazlar üzerinde orman topluluğu oluşturacak bitki örtüsünün olmadığı, imar ihyanın kadastro tespit tarihi olan 2008 yılından önceki bir tarihte tamamlandığı (dosya arasında bulunan 1948, 1984 ve 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarının incelenmesinde; (B) ile gösterilen taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin yapıldığı), bu sürenin 20 yıldan fazla olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik koşullarının taşınmazlardan (B) harfi ile belirtilen yönünden oluştuğu, taşınmazın Memleket Haritası, Amenajman Planı ve Hava Fotoğraflarında orman sayılmayan yer olarak gözüktüğü, ziraatçi bilirkişi raporuna göre de taşınmaz üzerinde 35- 40 yaşlarında bağ teveklerinin olduğu, etrafının tel çitle çevrili olduğu, zilyetlik ile kazanılacak yerlerden olduğu ve uzun bir süredir de Kapama Bağ vasfı ile zilyet ve tasarruf edildiğinin bildirildiği, mahalli bilirkişi anlatımlarının zilyetlikleri doğruladığı, kanunda öngörülen susuz arazide 100 dönüm, sulu arazide 40 dönümlük sınırlamanın aşılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine ile; dava konusu Diyarbakır ili Kulp ilçesi Kurudere Mahallesinde kain ve orman parseli olarak Hazine adına tespit gören 101 ada 1 nolu parselinin, 12.05.2020 havale tarihli fen bilirkişi raporu ve eki koordinatlı krokisinde (B) harfi ile belirtilen ve toplamı 1262,80 m²lik "Kapama Bağ" vasfındaki taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptaline, 101 ada 1 nolu orman parselden ifrazı ile 101 ada üzerinden yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına "Kapama Bağ" vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili, davalı Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; (A) bölümünün; evveliyatı itibariyle orman olduğu, imar ihyaya konu olamayacağı, (B) bölümünün; orman sayılmayan alan olduğu, 1984 ve 2002 yıllarında tarımsal faaliyete konu olduğu, (C) bölümünün; her ne kadar orman sayılmayan alanda kaldığı bildirilmiş ise de 1948, 1984 ve 2002 yıllarında kazandırıcı zamanaşımı koşulunun temel şartı olan tarımsal faaliyete konu olmadığı, kaldı ki; 26.03.2020 tarihli jeolog bilirkişi raporundan; (A) ve (B) bölümlerinden ayrı olarak bu kısmın (C bölümünün) aynı zamanda aktif çay yatağı alanı içinde yatağın taşkın sahası etki alanı içinde de kaldığı, bu haliyle; davacı bakımından (A) ve (C) bölümleri üzerinde davacı lehine kazanım koşullarının oluşmadığı, (B) bölümü üzerinde ise kazanım koşullarının oluştuğu, 1957 ve 1986 yılına ilişkin memleket haritası verilerinin, 14.09.2019 tarihinde taşınmaz başında yapılan keşifte yapılan mahkeme gözleminin ve alınan beyanların hükümde varılan sonucu desteklediği, amenajman planlarının ise mülkiyet belgesi yerine geçmediği, bilirkişi raporlarının kanaat verici yeterli bilimsel açıklamayı haiz olduğu da dikkate alındığında; mahkemece hükümde varılan sonucun isabetli olduğu, İlk Derece Mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin, davalı Hazine vekilinin ve davalı Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; davalı Hazine temsilcisi tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı, eksik ve yetersiz incelemeye dayalı hüküm kurulduğu, taşınmazın öncesi itibariyle orman olduğu, çevresinin orman olduğu, ormandan açma olduğu gerekçesiyle temyiz edilmiştir. Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.