Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7592 E. 2023/4660 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7592
- Karar No
- 2023/4660
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1400 E., 2022/963 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/92 E., 2021/601 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 222 ada 182 parsel sayılı 7.051,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfıyla, davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 222 ada 182 parsel sayılı taşınmazın, Hazine'ye ait olup tespit dışı bırakılan ve ilk tesis kadastrosu yapılırken kimsenin kullanımında olmayan devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden iken yapılan çalışma sonucunda taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddesinde yer alan zilyetlikle iktisap koşullarının davalı açısından oluşması gerektiğini, yapılan çalışmaların yasa ve genelge hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; taşınmazın uzun yıllardır tarım arazisi olduğunu ve taşınmaza 20 yıldan fazla süredir zilyet olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, keşifte dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişilerinin, taşınmazın davalının annesi ... ve davalı tarafından ekin ekilerek kullanıldığını, bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen ve taşınmazın ortasında bulunan çalıların eskiden beri taşınmazda var olduğunu beyan ettikleri; bilirkişi heyet raporunda, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve toprak yapısının incelenmesinde, taşınmazın çalılık olan (B) bölümünün imar ihya edilmediğinin, (A) ve (C) bölümünün ise 1957 tarihli hava fotoğraflarında çalılık ve tarımsal açıdan kullanımsız bir halde iken, 1971, 1980, 1992 yılı hava fotoğraflarında çalılardan temizleme ve tesviye çalışmalarının yapıldığının, 1980 tarihinde (A) ve (C) bölümünün imar ihyasının tamamlandığının, tarım toprağı sıfatının oluştuğunun, 2010 yılı ve sonraki yıllara ait uydu görüntülerinde de (A) ve (C) ile belirtilen bölümde tarımsal faaliyetin devamlılık arz ettiğinin, keşif tarihine kadar tarımsal üretim yapılarak kullanımın devam ettiğinin, imar ihyasının 1980 yılında tamamlanarak tarım toprağı sıfatının oluştuğununun anlaşıldığının belirtildiği, (B) harfi ile gösterilen bölümde keşif günü dahi çalılık unsurun devam ettiği, bu nedenlerle taşınmazın (A) ve (C) bölümü üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, (B) bölümü üzerinde ise zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 222 ada 182 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci madde gereğince yapılan kadastro çalışmasında düzenlenen kadastro tutanağındaki tespitin 10.08.2021 tarihli müşterek bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 3.027,68 metrekare yüzölçümündeki kısmı yönünden iptaline, iptal edilen (B) harfi ile gösterilen 3.027,68 kısmın 222 ada 182 parsel numarasında tarla vasfı ile Hazine adına, geriye kalan ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.792,49 metrekarelik kısım ile (C) harfi ile gösterilen 2.230,91 metrekare yüzölçümündeki kısımın ifraz edilip ayrı ayrı 222 ada son parsel sayısında tarla niteliği ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 10.08.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunun mahkeme kararının eki sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfiyle gösterilen kısımları yönünden, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ilk derece mahkemesince icra edilen keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişilerinin, taşınmazın istinafa konu (A) ve (C) bölümlerinin kendilerini bildiklerinden beri ekilerek kullanıldığını bildirdikleri, hava ve uydu fotoğrafları ile desteklenen bilirkişi rapor içeriklerine göre 1991 yılında tahdit dışında kalan taşınmaz bölümleri üzerinde imar ihya çalışmaları tamamlanarak tespite kadar 20 yıllık kesintisiz zilyetlik koşullarının davalı lehine oluştuğunun anlaşıldığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın (A) ve (C) bölümleri üzerinde davalı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.