Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7516 E. 2025/5242 K. – Tescil

Konu: Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7516
Karar No
2025/5242
Karar Tarihi
Konu
Tescil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/244 E., 2021/555 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme kararı, davacılar vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu Antalya ili .... ilçesi ... Mahallesinde arazi kadastro çalışmaları 1958 yılında yapılmış, dava konusu taşınmaz orman olarak tapulama harici bırakılmıştır. Ayrıca yörede dava tarihinden önce 11.06.1982 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 22.02.1988 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri .... kasabasında bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi hükmüne göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin adlarına tescilini istemişlerdir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "30.04.2008 tarihli krokide (A), (B) ve yol olarak işaretli 8113 m² yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacılar adına tapuya tesciline dair" dair ilk karar, davalılar Hazine ile Orman İdaresi vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.06.2010 tarihli ve 2010/5898 Esas, 2010/9246 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı, eğiminin % 8-10 iken teraslama ile düşürüldüğü, üzerinde 40 yaşlarında zeytin ağaçları olduğu açıklanmış ise de rapora ekli 1989 tarihli memleket haritasında taşınmazın bir bölümü yeşil renkli alanda göründüğü, ne var ki memleket haritası ile kadastro paftası birbiri üzerine aplike edilmediği ve hava fotoğrafları rapora eklenmediği için taşınmazın resmi belgelerdeki konumunun denetlenemediği, komşu parsel kayıtlarının da dosyaya getirtilmediği, davacının taşınmazdaki zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının anlaşılamadığı belirtilerek yeniden usulünce orman ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen, "davanın kısmen kabulü ile 12.06.2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.165,58 m²lik taşınmaz ile (B2) harfi ile gösterilen 4.675,54 m²lik taşınmazın davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, (B1) harfi ile gösterilen 1.814,61m²lik kısmın 4721 sayılı Kanun'un 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tesciline" dair ikinci karar, davacılar vekili ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.02.2018 tarihli ve 2017/6661 Esas, 2018/576 Karar sayılı ilamı ile " 6360 sayılı Kanun gereğince Büyükşehir sınırlarının il mülki sınırı haline gelmesi nedeniyle Antalya Büyükşehir Belediyesinin ilgili kamu tüzel kişisi sıfatıyla davada taraf olarak yer alması gerekli olduğu halde Büyükşehir Belediyesi'nin davaya dahil edilmediği, bunun yanında 02.09.2013 günü bir fen, bir ziraat ve üç orman bilirkişi ile yapılan keşife katılan ... bilirkişi kurulca düzenlenen 19.02.2014 havale tarihli raporun incelenmesinde; bilirkişilerden .... ve ...’ın rapor sonunda imzalarının yer almadığı, rapor içeriğinde ise çekişmeli taşınmazların 11.06.1982 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunda 42-43-44-45 OS noktalarına göre orman sınırına bitişik ancak orman sayılmayan alanda kaldığı, 1963 tarihli memleket haritasında çalılık rumuzlu yeşil alanda, 1989 tarihli memleket haritasında taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmında şimdi yolun viraj yaptığı yerlerin yeşil renkli çalılık rumuzu ile (B) harfi ile gösterilen kısmın diğer yerleri ve (A) harfi ile gösterilen kısmın tümünün beyaz renkli tarım alanlarında, 1958 tarihli hava fotoğrafında çalılık alanda, 1986 tarihli hava fotoğrafında ise 1989 tarihli memleket haritası ile benzer şekilde görüldüğü bildirilmiş ise de, rapor ekinde çekişmeli taşınmaz ve geniş çevresini gösterir kadastro paftası ile keşifte uygulandığı bildirilen hava fotoğraflarının çakıştırmasının yapılmadığı, taşınmazın tahdit hattına göre konumunun gösterilmediğine işaret edilmiş, ayrıca yörede yapılan orman çalışmalarına ilişkin evraklar ile keşfe katılan zirai bilirkişi tarafından düzenlenen raporun dosyada yer almadığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu Konaklı beldesi ve komşu ... köyüne ait kadastro paftaları kenarlaştırma yapılarak dava konusu taşınmaza komşu parsellerin belirlenerek tutanak örnekleri ile dayanağı belgelerin getirtilmediği ve keşifte uygulandığı bildirilen hava fotoğrafları üzerinde gerekli değerlendirme ve gösterimlerin yapılmadığına da değinilerek, öncelikle Antalya Büyükşehir Belediyesinin davaya dahil edilerek 6360 sayılı Kanun gereğince işlem yapılması, ondan sonra çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde şehir imar planı çalışmaları yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa ilk kez hangi tarihte yapılıp onaylandığı, imar revize çalışmaları yapılmışsa hangi tarihte yapıldığının belirlenmesi, yörede yapıldığı anlaşılan tüm orman tahdit çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri ile orman tahdidinde kullanılan hava fotoğraflarının orijinal renkli onaylı örnekleri ile temin edilerek dosya arasına konulduktan sonra yeniden usulünce orman ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulup davaya ... dahil edilerek yapılan yargılama neticesinde, " çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde imar planının 2006 yılında onaylandığı ve dava tarihinin de 2006 yılı olduğundan imar ihya incelemesinde bu tarihin esas alınması gerektiği, dava konusu edilen yerin (A) harfi ile gösterilen (1.160,92 m² ) bölüm ile (B3) harfi ile gösterilen (2.116,71 m² ) bölümün imar ihyasının 1977 tarihi öncesinde başlanarak bu tarih öncesinde imar ihyasının tamamlandığı ve dava tarihi ile yine imar uygulamasının kesinleştiği 2006 yılına göre en az 29 yıl önce imar ihyasının tamamlandığı, orman sayılan alanlardan da olmadığ; B1 harfi ile gösterilen (2.044,07 m²) alanın sarp ve dik yamaç oluşu, maki bitki örtüsü özelliğini kaybetmemiş olması gibi nedenlerle, ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerine göre devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken yerlerden olduğu anlaşılmakla 4721 sayılı Kanun'un 713/6 maddesi gereğince hazine adına tescilinin gerektiği; (B2) harfi ile gösterilen (552,23 m²) alanın ise, yoğun yapraklı ağaçcıklarla kaplı olduğu, kayalık ve çok meyilli yapıda olduğu ve kesinleşmiş orman alanı içinde olduğu, orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmakla orman niteliği ile hazine adına t tescilinin gerektiği; (C) harfi ile gösterilen (1.777,06 m² ) kısmın, güneyinde dere kenarında kalan alan olduğu ve uzun yıllardır 2018 yılına kadar tarımsal alan olarak kullanımda olmadığı, 2018 yılı içerisinde imar ihyasının tamamlandığı, dolayısı ile dava tarihi ve imar uygulamasına alınma tarihi tarihi itibariyle imar uygulamasının tamamlanmamış olduğu, ayrıca bu alanın 06.09.2006 tarihinde onanmış 1/1000 ölçekli uygulama imar planında park alanı içerisinde kaldığı; ayrıca 462,76 metrekarelik kısmın ise yolda kaldığı anlaşılmakla çekişmeli taşınmazın (A) ve (B3) ile gösterilen kısımlarının imar ve ihyasının tamamlandığı, ormanla ve kamu malları ile ilgisinin olmadığı, 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinde sayılan zilyetlikten edinme koşullarının davacılar yararına oluştuğu, (B1) ile gösterilen yerin ise, zilyetlik süresinin dava tarihi ve imar uygulamasına alınma tarihi itibari davacılar yararına dolmadığı anlaşıldığından bu yerin tarla vasfıyla Hazine adına tescili gerektiği ve yine (B2) harfi ile gösterilen yerin orman tahdit sınırları içerisinde kalması nedeniyle orman vasfıyla hazine adına tescili gerektiği, park ve yolda kalan kısımların imar ihyasının tamamlanmadığı" gerekçesiyle, 23.12.2020 tarihli rapor ve ekli krokide (A) ve (B3) harfiyle gösterilen bölümlerin tarla vasfıyla davacılar adına tesciline; aynı raporda (B1) harfi ile gösterilen kısmın tarla vasfıyla, (B2) harfi ile gösterilen kısmın ise orman vasfıyla Hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7516, K. 2025/5242, T. 08.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-7516-e-2025-5242-k-76fbaa9e76f5