Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/632 E. 2024/6667 K. – Kadastro Tespitin
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/632
- Karar No
- 2024/6667
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/47 E., 2021/20 K. DAVA TARİHİ : 28.03.2012 KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ..., ..., ... davalarında kabulüne, ..., ... davalarında ret, ... davasında kısmen kabulüne kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı birleşen dosya davalısı-2016/5 Esas sayılı dosya davacısı Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmıştır. Kadastro sırasında 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, senetsizden, orman niteliği ile 84 hektar 2184,90 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tespit edilmiştir. Yine kadastro sırasında 102 ada 4 parsel sayılı taşınmaz, senetsizden, orman niteliği ile 21 hektar 2199,97 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tespit edilmiştir. Asıl davada davacı ... ve arkadaşları vekili, 101 ada 1 parsel ve 102 ada 4 parsel sayılı taşınmazlara yönelik, birleşen dosyada davacı ... davasında, 11.10.1968 tarihli ve 4 nolu tapuya dayanarak 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik, birleşen dosyada davacı ... ise davasında, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava açarak kadastro tespitinin iptali ile dava dilekçelerinde belirttikleri taşınmaz kısımlarının adlarına tescilini istemişlerdir. Orman İdaresi, birleşen 2016/5 Esas sayılı dosyayı ... ...'e yönelik olarak açmıştır. Birleşen ...'ın davasında, davacının dava ettiği yerin 101 ada 13 parsel sayılı taşınmazda olduğu anlaşılarak, bu davacının davasının eldeki dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, hükme esas alınan fen bilirkişisinin raporunun eki krokide (I), (D), (J), (K) ve (B) ile gösterilen yerlere ilişkin davacılar ..., ..., ..., ... lehine zilyetlikle kazanım şartları gerçekleşmediğinden davalarının reddine; (C), (F), (G), (H) ve (İ) ile gösterilen yerlere ilişkin davacılar ..., ..., ... lehine zilyetlikle kazanım şartları gerçekleştiğinden adı geçen davacıların davalarının kabulüne; (E) ile gösterilen yer yönünden davacı ...'in dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçesiyle davacı ...'in davasının kabulü ile 101 ada 1 ve 102 ada 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile belirtilen taşınmazların adı geçen davacılar adına tesciline, E ile gösterilen yere yönelik davacı ... İdaresi'nce açılan davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı-birleşen 2016/5 Esas sayılı dosya davacısı Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte ele alındığında; dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanak aslının dosya arasında olmadığı anlaşılmış olup, bahsi geçen parselin kadastro tutanak aslının tefrik edilen dosyada olup olmadığı da araştırılarak, bulunduğu yerden getirtilip dosya arasına alınması gerekmektedir. Diğer yandan; dava dışı ... tarafından kazandırıcı zamanaşımına dayanılarak dava konusu 101 ada 1 parsele yönelik tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle açılan davada, Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve davalı Hazine ile Orman İdaresi vekilinin istinaf istemi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli ve 2021/1153 Esas, 2023/1037 Karar sayılı kararı ile, eldeki dosya sebebiyle 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının itirazlı olduğu ve kesinleştiğinin kabul edilemeyeceği dolayısıyla ortada iptal edilebilecek bir tapu kaydı bulunmadığı ve görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili kadastro mahkemesine gönderilmesi gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmıştır. Eldeki dosyada dava konusu olan 101 ada 1 parsele ilişkin yukarıda belirtilen dava dosyasının getirtilmesi ve birleştirme imkanı olup olmadığının belirlenmesi, birleştirme imkanı bulunması halinde eldeki dosya ile birleştirilmesi, karar verilmiş ve birleştirme imkanı kalmamış ise birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Üzerinde durulması gereken diğer bir husus ise; davacılar ... vd. nin 29.08.2008 tarihinde Ömerli Kadastro Mahkemesinin 2008/1 Esas sayılı dosyası ile 101 ada 1 ve 102 ada 4 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin açtıkları davada, davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmeden 30.04.2010 tarihinde kesinleştiği, birleşen dosya davacısı ... tarafından 30.10.2008 tarihinde Ömerli Kadastro Mahkemesinin 2008/42 Esas sayılı dosyası ile 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davada verilen görevsizlik kararı ve devamında Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince verilen merci tayini kararı ile Kadastro Mahkemesinin görevli olduğunun belirlendiği ve yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır. ... vd. vekili 09.03.2012 tarihinde 101 ada 1 ve 102 ada 4 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada hak düşürücü süre içinde dava açılmadığından davacıların davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği ve davacılar vekilinin temyizi üzerinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık sürede tapu olsun olmasın kadastro öncesi sebebe dayalı dava açılabileceği gerekçesiyle sair temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulduğu ve dosyanın Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/73 Esasına kaydedildiği ve Mahkemece dava konusu taşınmaza ilişkin tespit tutanağı henüz kesinleşmediğinden açılmış olan bu davanın Kadastro Mahkemesinde derdest davaya asli müdahale niteliğinde olduğu ve görevli mahkemesinin kadastro mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği ve dosya Kadastro Mahkemesinin 2015/47 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam edildiği, sonrasında ... ve ...'nın 101 ada 1 parsele ilişkin açtığı davaların bu dava ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/73 Esas sayılı dosyasında dosyanın kadastro mahkemesinde derdest davaya asli müdahale niteliğinde olduğu ve görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiş ise de, bahsi geçen kadastro mahkemesindeki derdest davanın ... tarafından 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin açılan dava olduğu ve 102 ada 4 parsele ilişkin derdest dava bulunduğunun anlaşılamadığı dolayısıyla Mahkemece 102 ada 4 parsele ilişkin süresinde açılmış başka bir dava bulunmuyorsa, bu parselin kadastro tutanağının kesinleştiği ve bu parsele yönelik açılan davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan; her ne kadar Mahkemece ...'un davasının kabulü ile, fen bilirkişisi raporunda (İ) ile gösterilen yerin ... mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmiş ise de, davacılardan ...'un 03.12.2015 tarihinde öldüğü, ... ... mirasçılarının tamamının davada yer almadığı anlaşılmıştır. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 19.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.