Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4418 E. 2022/7642 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4418
Karar No
2022/7642
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tesis Kadastrosu Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı belirtilerek, davacı tarafa süre verilerek hangi taşınmazları dava konusu ettiklerinin bildirilmesinin istenmesi, bildirilen parsellerden dava dilekçesinde adı yazılı davalılar adına tespit edilmiş olanların dava konusu olabileceği, dava dilekçesinde adı davalı olarak yer almayan kişiler adına tespit edilen taşınmazların dava konusu olamayacağı ve haklarında hüküm kurulamayacağının gözetilmesi, bu şekilde dava konusu olan ve olmayan parseller belirlendikten sonra, dava konusu olmayanların tutanak asılları başka dosyada davalı değilse olağan usule göre kesinleştirme işlemi yapılmak üzere ilgili merciye gönderilmesi, dava konusu olduğu belirlenen taşınmazların tutanak asıllarından eksik olanlar varsa bunlar, davalı olanlar varsa dava dosyaları, mahkeme kararı ile kesinleşenler varsa bu dosyalar getirtilerek tutanakların henüz kesinleşmediğinin tapu kaydına şerh verilmesi, derdest dosyaların birleştirilmesi gerektiği üzerinde durulması, kesinleşen dosyalar varsa bu dosyalarda taraf olanların da davaya dahil edilmeleri sağlanarak taraf teşkilinin sağlanması, tarafların gösterecekleri tüm delillerin toplanması, mahallinde keşif yapılarak davacı tarafın ve varsa davalıların dayandıkları kayıtlar usulen uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi, bundan sonra dava konusu tüm parseller hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hakim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler. Aynı Kanun'un 94. maddesi gereğince; kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre ise kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurabilmektedir. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konulan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken; 1.Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, 2.Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi, 3.Yapılacak iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, 4.Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı yana dava dilekçesinde belirtilen davalıların adına tespit gören taşınmazların bildirilmesi için 3 aylık kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde davacılarca kesin sürenin gereği yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmiş ise de; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu verilen karar usul ve yasaya uygun değildir. Şöyle ki; Mahkemece davacılar vekiline verilen süre, yapılması gereken iş için yeterli ve makul bir süre olmadığı kaldı ki Mahkemece dava dilekçesinde yer alan davalılar, tespit malikleri ile karşılaştırılarak resen davaya dahil edilerek davalı haline getirileceği dikkate alınmalı dava dilekçesinde yer alan davalılar adına ve elbirliği mülkiyeti şeklindeki tespitlerde, bir kısım tespit maliklerine tespit edilen taşınmazların davalı hale getirilmesi, bunların dışındakilerin davalı olamayacağı dikkate alınmalı, dava konusu olmayanların tutanak asılları başka dosyada davalı değilse olağan usule göre kesinleştirme işlemi yapılmak üzere ilgili merciye gönderilmeli, dava konusu olduğu belirlenen taşınmazların tutanak asıllarından eksik olanlar varsa bunlar, davalı olanlar varsa dava dosyaları, mahkeme kararı ile kesinleşenler varsa bu dosyalar getirtilerek tutanakların henüz kesinleşmediği tapu kaydına şerh verilmeli, derdest dosyaların birleştirilmesi gerektiği üzerinde durulmalı, kesinleşen dosyalar varsa bu dosyalarda taraf olanların da davaya dahil edilmeleri sağlanarak taraf teşkili sağlanmalı, tarafların gösterecekleri tüm deliller toplanmalı, mahallinde keşif yapılarak davacı tarafın ve varsa davalıların dayandıkları kayıtlar usulen uygulanıp kapsamları belirlenmeli, bundan sonra dava konusu tüm parseller hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken dava konusunun hangi parseller olduğu belirlenmeksizin işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olup, bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla ile 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde davacı ... ve arkadaşlarına iadesine, 03.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4418, K. 2022/7642, T. 03.10.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-4418-e-2022-7642-k-e5795a198acd