Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3972 E. 2024/5687 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3972
- Karar No
- 2024/5687
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/130 E., 2022/411 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Yenice (Çanakkale) Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/102 E., 2018/96 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu Yenice ilçesi Yalıoba köyü, 108 ada 25 parsel sayılı davalı adına kayıtlı taşınmazın Devlet Ormanı ile çevrili, orman içi açıklık niteliğinde olduğunu, orman bütünlüğünü bozduğunu ve orman vasfında bulunduğunu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek, çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yenice Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.05.1996 tarihli ve 1995/775 Esas, 1996/406 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın keşifte belirlenen değerine göre davaya bakma görev ve yetkisinin Yenice Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın 21.07.2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine davacı Hazine vekilinin 22.07.2016 tarihli dilekçesine istinaden dosya Yenice Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Yenice (Çanakkale) Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, çekişmeli 108 ada 25 parsel sayılı taşınmazın, komşu ve yakın komşusu olan aynı ada 29, 30, 28, 27, 26, 24 ve 23 parsel sayılı taşınmazlar ile birlikte dört yönden eylemli olarak orman vasfı ile Hazine adına kayıtlı 108 ada 33 parsel sayılı taşınmaz ile çevrili bulunduğu, 01/12/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda çekişmeli 108 ada 25 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün 1940 ve 1953 tarihli hava fotoğrafları ile 1958 tarihli memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği, bu haliyle çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün evveliyatı itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, öte yandan bilirkişi raporu ve eki haritaların incelenmesinde çekişmeli taşınmaza komşu 26 parsel sayılı taşınmazın batı yönünde 27 parsel sayılı taşınmaz ile komşu olan bölümünün de 1940, 1953 tarihli hava fotoğrafları ile 1958 yılı memleket haritasında çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümü ile aynı renk tonu ve özelliklerinde gözüktüğü, anılan bölümlerin orman sayılan yerler olarak belirtilmekle 25 parselin (A) harfli bölümü ile 26 parselin doğu kısmı ve 24 ve 23 parseller ile aynı adada yer aldığı bildirilen dava dışı 27, 28, 29 ve 30 parsel ile arasındaki irtibatın koptuğu, bu halde 23, 24, nizalı 25 parselin (A) harfli bölümü ile 26 parselin doğu kısmının bir bütün olmasına rağmen bu taşınmazlar ile 27, 28, 29 ve 30 parseller arasında ormanlık alan bulunması nedeniyle orman içi açıklık kavramının değerlendirilmesinde sadece 23, 24, 26 parselin doğu kısmı ile nizalı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının esas alınması gerektiği; böylesi bir durumda ise 23, 24, 26 ve 25 parselin (A) harfli bölümlerinin toplam yüz ölçümünün 25150,48 m2 olup miktarları toplamının üç hektarı geçmediği gibi taşınmazların dört yönden orman niteliği sabit taşınmaz ile çevrili oldukları, bu taşınmazlardan 26, 24, 30 ve 28 parsellerin hali hazırda özel mülk olarak Hazine adına kayıtlı bulunduğu, tespit kesinleşmiş ise de anılan taşınmazların her zaman Hazine tarafından orman olarak tahsisinin mümkün olduğu gibi Anayasa Mahkemesi kararı da gözetildiğinde her zaman orman savıyla dava açılmasının ve oluşan tapu kaydının iptalinin mümkün olduğu hususları birlikte gözetildiğinde sonuç olarak çekişmeli taşınmazın tamamının orman içi açıklık konumunda bulunduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı, özel mülk olarak tescil edilemeyeceği gerekçeleriyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Davalı, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre dava konusu taşınmazın orman tahdidi dışında bırakıldığını, orman sayılmayan yerlerden olduğunu ileri sürerek bozulması talebiyle kararı temyiz etmiştir. Dava, çekişmeli taşınmazın orman olduğu savıyla açılan tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir. 1-Dava konusu 108 ada 25 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ve orman yüksek mühendisi ... tarafından tanzim olunan 01.12.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun ikinci sayfasındaki krokide (B) harfi ile gösterilen 2099,52 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, bu kısıma ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Davalının, çekişmeli 108 ada 25 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ve orman yüksek mühendisi ... tarafından tanzim olunan 01.12.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun ikinci sayfasındaki krokide (A) harfi ile gösterilen kısmına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Bölge Adliye Mahkemesince bu bölüme yönelik davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olduğundan söz edilemez. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaza komşu aynı ada 24 ve 26 parsel sayılı taşınmazların dosya arasında bulunan tapu kayıtlarına göre tarla niteliği ile Hazine adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla, bu parseller hakkında orman olarak tahsis edilip edilmediği hususu araştırılmamıştır. Yine çekişmeli taşınmaza bitişik tarla niteliği ile şahıs adına kayıtlı 23 parsel sayılı taşınmaz hakkında da Hazine ya da Orman İdaresi tarafından dava açılıp açılmadığı belirlenmemiştir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan 108 ada 24 ve 26 parsel sayılı taşınmazların orman idaresine tahsis edilip edilmediği ilgili yerlerden sorularak araştırılmalı, tahsis edilmiş ise buna dair bilgi, belge, harita ve krokiler getirtilmeli, tahsisin halen yürürlükte olup olmadığı netleştirilmelidir. Yine 108 ada 23 parsel sayılı taşınmaza yönelik Hazine ya da Orman İdaresince dava açılıp açılmadığı usulünce araştırılmalı, şayet dava açılmışsa dava dosyalarının birleştirilerek görülmesi hususu düşünülmeli, sonucuna göre çekişmeli taşınmaz ile birlikte dava dışı komşu 23, 24 ve 26 parsel sayılı taşınmazların bütün halinde orman içi açıklık olup olmadığı tartışılıp değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bölge Adliye Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeplerle; (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalının, 108 ada 25 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ve orman yüksek mühendisi ... tarafından tanzim olunan 01.12.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun ikinci sayfasındaki krokide (B) harfi ile gösterilen 2099,52 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalının, çekişmeli 108 ada 25 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ve orman yüksek mühendisi ... tarafından tanzim olunan 01.12.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun ikinci sayfasındaki krokide A harfi ile gösterilen kısmına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu kısım yönünden BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz ede davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.