Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2328 E. 2024/7273 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2328
Karar No
2024/7273
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/33 E., 2016/32 K. KARAR : Birleşen 2009/81 Esas sayılı dosyanın davacısı ...'in davasının reddine, Davacılar vekilinin davalarının kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ...'in davasının reddine, davacılar vekilinin davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalılar, davalı ... ve arkadaşları, davacılar vekili ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Tokat ili, ... ilçesi, ... köyü, ... Mevkiinde bulunan 101 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi adına tapuda Temmuz 1314 tarih, cilt .../..., sahife ..., No:...'de kayıtlı olduğunu, kadastro tespiti yapılırken taşınmazın davalılar adına yanlışlıkla tespit edildiğini, tespitin iptal edilerek taşınmazın davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2009/5 Esas sayılı dosyada davacılar dava dilekçelerinde özetle; Tokat ili, ... ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın murisleri üzerinde tapunun 1314 tarih, cilt .../..., sayfa ..., No:... sırasında kayıtlı olduğu halde, taşınmazın uçakla çekilen fotoğraflardan orman zannedilerek orman vasfıyla tespit gördüğünü, tespitin iptal edilerek taşınmazın davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Birleşen 2009/88 Esas sayılı dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Tokat ili, ... ilçesi, ... köyü 101 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi adına tapuda Temmuz 1314 tarih, cilt .../..., sahife ..., No:...'de kayıtlı iken kadastro çalışmalarında taşınmazın davalı adına tespit gördüğünü, tespitin iptal edilerek taşınmazın davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2009/81 Esas sayılı dosya davacısı ... dava dilekçesinde özetle; Tokat İli, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 105 ada 129 parsel, 101 ada 8 ve 101 ada 12 parsel sayılı taşınmazların murisleri ...den geldiğini, kök murisin iki mirasçısı bulunduğunu, bunlardan birinin davalı ... diğerinin ise kocasının babası ... olduğunu, kadastro tespiti sırasında kök muristen gelen taşınmazların tamamının davalı adına tespit edildiğini, kadastro tespitinin davacıya düşen kısmının iptal edilerek davacının adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2009/89 Esas sayılı dosya da davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Tokat ili, ... ilçesi, ... mevkiinde bulunan 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazın Temmuz 1314 tarihli tapu kaydının kapsamında olduğunu, kadastro tespiti yapılırken taşınmazın yanlışlıkla davalılar adına tespit gördüğünü, tespitin iptal edilerek taşınmazındavacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "01.04.2011 tarihinde keşif yapılmış, dayanak tapu kaydı mahallinde taşınmazlara uygulanmıştır. Fen bilirkişisinin raporunda ve ekli krokisinde belirttiği üzere 101 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kırmızı ile boyalı olarak gösterdiği 3429,68 m²'lik alanın, 101 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmaz ile 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 164062,52 m²'lik kısmının tapunun kapsamında kaldığı belirtmiştir. 12.10.2015 tarihinde yapılan keşif sonucunda serbest orman mühendisi bilirkişisi raporunda 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman olduğunu belirtmiştir. Yapılan keşiflerdeki beyanlar ve dosyadaki belgeler değerlendirildiğinde dava konusu parsellerden 101 ada 8 ve12 parsel, 105 ada 129 parsel sayılı taşınmazların kök muris ...'ten mirasçılarına kaldığı, kök murisin dava konusu olmayan taşınmazların mirasçıları arasında taksim edilerek tapuya kaydedildiği dava konusu yapılan taşınmazların da mirasçılar arasında yapılan taksime göre kadastro çalışmalarında tespit gördüğü anlaşılmıştır. 06.09.1975 tarihli satıcısı ..., alıcısı ... olarak düzenlenen senedin dosyadaki belgelerden sahte olduğu anlaşılmış, itibar edilmemiştir. Dosya kapsamındaki belgeler, beyanlar ve bilirkişi raporları değerlendirildiğinde; 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olduğu, 101 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar ve 101 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 05.04.2011 tarihli fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide kırmızı ile taralı olarak gösterilen 3429,68 m² yüzölçümlü alanın Ekim 1957 tarihli tapu kaydının kapsamında olduğu, 101 ada 8 parsel sayılı taşınmazın taralı alan dışında kalan 14830,23 m² yüzölçümlük kısmı ise tapu kadının kapsamı dışında olduğu görülmüştür.101 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 05.04.2011 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide kırmızı ile taralı olarak gösterilen 3429,68 m² 'lik kısmı ve 105 ada 129 parsel ve 101 ada 12 parsel sayılı taşınmazların kök muris ...'ten mirasçılarına kaldığı, dava konusu yapılan bu taşınmazlar yanında dava konusu olmayan taşınmazların da bulunduğu, tüm taşınmazların mirasçılar arasında taksim edildiği ve kadastro tespitinin taksim esas alınarak yapıldığı dosyadaki beyanlardan anlaşılmıştır." gerekçeleriyle davacı ...'in davasının reddine, bir kısım davacılar vekilinin davalarının kısmen kabulüne, 101 ada 1 parsel, 101 ada 12 parsel sayılı taşınmazların ve 105 ada 129 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 101 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptal edilerek, 1957 tarihli tapu kaydında malik olan ... ve ... mirasçıları arasında payları oranında tespit ve tapuya kayıt ve tesçiline, 101 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 05.04.2011 tarihli fen bilirkişisinin raporuna ekli krokisinde kımızı ile taralı olarak gösterilen 3429,68 metrekare yüzölçümlü taşınmazın Ekim 1957 tarihli tapu kaydının kapsamında olması sebebiyle, tapu kaydında malik olarak gözüken ... ve ... mirasçıları arasında başka bir parsel numarası verilerek payları oranında tespit ve tapuya kayıt ve tesçiline, 101 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 05.04.2011 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide 101 ada 8 parsele ait taralı alan dışında kalan 14830,23 m² yüzölçümlük taşınmazın ... adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Birleşen 2009/89 dosyasının davalıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından sunulan temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece her iki dosya arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu kanaatine vararak 101 ada 9 parselle ilgili 2009/89 Esas nolu dava ile 2009/87 esas nolu davanın birleştirilmesine karar verildiğini ve birbiri ile hiç ilgisi olmayan davalar birleştirilerek içinden çıkılmaz hale getirildiğini, köy satış senedinin aslının ellerinde olduğunu, Mahkeme tarafından istenmediğinden ibraz etmediklerini, fotokopi şeklindeki belgeye dayanmadıklarını, sahtelik iddiasının bilirkişi raporuyla incelenmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir. Davacı vekili Avukat ...'ın temyiz dilekçesinden özetle; 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman olmadığını tapu kapsamında kaldığını, dava konusu diğer parseller için verilen ret kararlarınında yanlış olduğundan bahisle kararın incelenerek bozulmasını talep etmiştir. Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; usul ve kanuna aykırı olan Niksar Kadastro Mahkemesinin 2013/33 Esas 2016/32 Karar sayılı ilamının Yargıtay içtihatlarınca ve görülecek sair nedenlerle kararın incelenerek bozulmasını talep etmiştir. Dahili davalılar ..., ..., ...'in temyiz dilekçelerinde özetle; Mahkemenin 101 ada 8 nolu parsel ile ilgili olarak 05.04.2011 tarihli fen bilirkişisinin raporuna ekli krokisinde kırmızı ile taralı olarak gösterilen 3429,68 metrekare yüzölçümlü taşınmazın tarla vasfıyla ... ve ... mirasçılarına bırakarak tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini,bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın 101 ada 8 parselin 3429 metrekarelik kısmına yönelik olarak kararın incelenerek bozulmasını talep etmiştir. 1) Tokat ili, ... ilçesi, ... Köyü, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazları incelendiğinde; dava konusu 101 ada 1 parsel 23/01/2009 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi 3 üncü fıkrasına göre orman olarak tespit edilmiştir. 22.10.2015 havale tarihli orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, taşınmazın üzerinde orman ağacı olan çok sayıda meşe ve kızılçamın bulunduğu, tarım yapılmadığı, orman humus bakiyesinin toprakta fazla olduğu, eğiminin %10-35 arasında, taşınmazın dere yatağına doğru olan kısımda ise eğimin %5-10 arasında olduğu, 1978 tarihli gizli memleket haritasında ve 1958 tarihli hava fotoğrafına göre orman sayılan alanlardan olduğu bildirilmiştir. 2709 sayılı Anayasa'nın 169 uncu maddesi ve 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 16 ncı maddesi ve 3402 sayılı Kanun'un 16/D maddesinde ormanların Devletin hüküm ve tasarrufunda altında bulunduğu belirtilmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 17 inci maddesinde olumsuz ifade ile orman sayılan yerlerin ihya yoluyla kazanılamayacağı açıklanmıştır. Bu maddenin aynı Kanun'un 14 üncü maddesine yaptığı yollama nedeniyle ormanların olağanüstü zamanaşımı yoluyla da kazanılması imkansızdır. Ayrıca 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Devletleştirme Kanunu ile tüm ormanlar devletleştirilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının orman olduğu ve halen bu vasfını koruduğu anlaşılmıştır. Evveliyatı orman olan yerlerde tapuya istisnai haller dışında itibar edilemeyeceği ve somut olayda da istisnai haller söz konusu olmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararının temyizen incelenen 101 ada 1 parsele yönelik karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2) Tokat ili, ... ilçesi, ... köyü, 101 ada 9 parsel ile 101 ada 8 parselin 05.04.2021 tarihli fen bilirkişinin raporuna ekli krokide gösterilen 3429,68 metrekarelik kısmı yönünden temyiz itirazları incelendiğinde; davacıların dayanmış olduğu Temmuz 1314 tarih, cilt .../..., sayfa ..., No:...'de 919 metrekare yüzölçümü ile kayıtlıdır. 20.10.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda Temmuz 1314 tarihli dayanak tapu kaydının sınırlarından kuzey ve güney sınırlarının sabit olduğunu, diğer sınırların ise mahalli bilirkişi beyanlarında çelişkiler olması nedeniyle net olarak belirlenemediğini bildirmiştir. 3402 sayılı Kanun 20/C fıkrasında "Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlarda gösterilen miktara itibar olunur. Ancak değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardaki taşınmaz malların kayıtları, fizik yapıları ve konumları itibariyle belli bir yeri kapsıyorsa, tespit o sınır esas alınarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Davacıların dayandığı Temmuz 1314 tarihli tapu değişken sınırlı bir tapu olup, miktar olarak itibar edilmesi gerekmektedir. Temmuz 1314 tarihli tapu kaydı incelendiğinde miktarı 919 metrekare olduğu görülmüştür. Dosya kapsamı incelendiğinde, 101 ada 10 parsel sayılı 2549,70 metrekare yüzölçümlü taşınmaz davacılar adına Temmuz 1314 tarih, cilt .../..., sayfa ..., ... nolu tapu kaydına istinaden tespit ve tescil edilmiştir. Bu haliyle miktar itibarıyla geçerli bu tapu kaydına istinaden 101 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar hakkında tapu iptal ve tescil kararı verilemez. İlk Derece Mahkemesince irdelenmesi gereken husus 101 ada 8 ve 9 parsellere yönelik davacıların zilyetlik ile kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususudur. Dosya kapsamı ve mahalli bilirkişi beyanları irdelendiğinde, davacıların ve murislerinin malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak kadastro tarihinden 20 yıl geriye doğru zilyetliğinin olduğu hususu davacılar tarafından ispatlanamamış olup, taşınmazların davalıların zilyetliğinde olduğu anlaşılmıştır. Bu taşınmazlar yönünden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun olmayan gerekçelerle kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olmuştur. Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının miktarıyla geçerli olduğu ve kayıt miktar fazlasının zilyetlik yoluyla kazanılmasının şartlarını sağlamadığı gözetilerek, 101 ada 9 parsel ve 101 ada 8 parselin 05.04.2021 tarihli fen bilirkişinin raporuna ekli krokide gösterilen 3429,68 metrekarelik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: 1. Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının 101 ada 1 parsel yönünden ONANMASINA, 2. Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, dahili davalılar ..., ..., ... ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in 101 ada 9 parsel, 101 da 8 parselin 05.04.2021 tarihli fen bilirkişinin raporuna ekli krokide gösterilen 3429,68 metrekarelik kısmına yönelen temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz edenler dahili davalılar ... ve müşterekleri ile davalılar ... ve müştereklerine ayrı ayrı iadesine, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 398,40 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/2328, K. 2024/7273, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-2328-e-2024-7273-k-2177fbd1bc8a