Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/8177 E. 2019/5650 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2018/8177
- Karar No
- 2019/5650
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, Mestçi Halil Vakfı’nın paylı malik olduğu dava konusu 5508 ada 1 parsel ... taşınmazı davalının işgal etmesi nedeniyle daha önce ecrimisil davası açarak tahsil edildiğini, şimdi ise 26.12.2002 - 10.12.2006 tarihleri için işgal tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle şimdilik 20.000 TL ecrimisil talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin Memduh Erdemir Vakfı’yla kira sözleşmesi yaptığını, taşınmazın mülkiyeti ihtilaflı hale gelince mahkeme kararıyla tevdi mahalli tespit edildiğini, kira bedellerinin düzenli olarak yatırıldığını, ayrıca belediye tarafından 26.07.2004 tarihinde taşınmaz mühürlendiğinden bu tarihten itibaren kullanılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bozma ilamında, davalı tarafından kullanılan dükkanın ne kadarının dava konusu taşınmaz üzerinde kaldığının belirlenmesi gerektiği, faiz hesabının hatalı yapıldığı, daha önce kesinleşmiş ecrimisil bedeli üzerinden ÜFE’ye göre artış yapılarak davacının payı oranında ecrimisil miktarının belirlenmesi gerektiği belirtilmiş, bozmaya uyan mahkemece, ıslah talebi de gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 53.413,45TL ecrimisil alacağı, 13.879,72TL işlemiş faizin 25/10/2007 dava tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/212 D.iş ... tevdi mahallinde yatırılan tutarın infaz sırasında dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, ecrimisil talebine ilişkindir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, davacının bozmadan sonraki ıslah talebi de gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava 1086 ... HUMK'un yürürlükte olduğu 25/10/2007 tarihinde dava değeri 20.000 TL gösterilerek açılmış olup söz konusu usul kanununda belirsiz alacak davası türü tanımlanmamıştır. Başka bir anlatımla, davanın açıldığı tarihte Türk Hukuk Sisteminde belirsiz alacak davası şeklinde bir dava türü bulunmamaktaydı. Davacılar vekili, dava dilekçesinde dava değerini 20.000 TL olarak göstermiş, Yargıtay bozma ilamından sonra 10.09.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 89.304,80 TL olarak yükseltmiş, Mahkemece de ıslah talebi ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. HMK'nin 177. maddesine göre ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilirse de; 04.02.1948 tarihli ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar ... ve 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar ... İçtihadı Birleştirme Kararları, bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağına ilişkindir. İçtihadı Birleştirme Kararları, adeta kanun hükmünde olup, ilke kararlarıdır ve benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar (Yarg. Kan. mad.45/5). Durum böyle iken, mahkemece az yukarıda açıklanan İçtihadı Birleştirme Kararı göz önüne alınmadan bozma sonrası yapılan ıslahla arttırılan miktarı da kapsar şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken; dava dilekçesindeki talep miktarı ve davalının tevdi mahalline ödediği bedel gözetilerek ecrimisil ve faiz hesabı yapılarak karar vermek olmalıdır. SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 ... HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 16,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.