Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2013/2943 E. 2013/4277 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/2943
- Karar No
- 2013/4277
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... ve ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.01.2012 gün ve 48/9 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı; satın alma, miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak 109 ada 6 parselin davalı ... üzerindeki, 132 ada 199 parselin ise davalılar ... ve müşterekleri üzerindeki tapu kayıtlarının iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalılar ... ve arkadaşları; yargılama oturumlarına katılmamışlar ve davaya bir cevap vermemişlerdir. Mahkemece; davalı gerçek kişiler aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı yararına zilyetlik yoluyla kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle Hazineye karşı açılan davanın kabulüne, dava konusu 109 ada 6 ve 132 ada 199 parsellerin ... üzerindeki tapu kayıtlarının iptaliyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm; süresinde, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine, dava konusu 109 ada 6 parsele kadastro çalışmaları sırasında uygulanan ve Toprak Tevzi Komisyonu tarafından ... adına oluşturulan 02.07.1963 tarih ve 28 sıra numaralı tapu kaydının oluştuğu 1963 tarihine kadar tarım arazisi niteliğinde, ekonomik amacına ve koşullarına uygun olarak, dava konusu taşınmazın 20 yılın üzerinde davacının zilyetliğinin bulunduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının bu parsel yönünden oluştuğu dosya kapsamından anlaşıldığına göre, dava konusu 109 ada 6 parsel yönünden davanın kabulüne yönelik ... temsilcisinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan 109 ada 6 parsel hakkındaki davanın kabulüne ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA, Davalı ... temsilcisinin, dava konusu 132 ada 199 parselin kabulüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Toplanan deliler ve tüm dosya kapsamından; Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki: dava konusu 12876,26 m2 yüz ölçümündeki ve "Tarla" niteliğinde davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan 132 ada 199 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağında yazılı olan bilgilere göre; Toprak Tevzi Komisyonu tarafından hazırlanan çalışmalar sonrasında ... adına oluşturulan 02.07.1963 tarih ve 260 sıra numaralı belirtme tapu kaydının parseli kapsadığı anlaşıldığı gerekçesiyle maliki ... adına 01.11.1995 tarihinde tespit edildiği, kadastro tespitinin itiraz edilmeden 21.01.1997 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dava konusu 132 ada 199 parsel sayılı taşınmazın güney sınırında ve parsele bitişik durumda bulunan 132 ada 119 parsele uygulanan 1936 tarih ve 368 tahrir numaralı vergi kaydı nizalı taşınmaz yönünü kuzeyde "sığır yolu" diğer üç sınır itibariyle "..." olarak okumaktadır. Dava konusu parselden sonra kuzey sınırda zeminde eylemli 244, 122 ve 121 mera parsellerinin bulunduğu, ziraatçı uzman bilirkişi ve yerel bilirkişiler tarafından beyan edilmiştir. 368 tahrir numaralı vergi kaydının, davacının babası ve murisi ... (Akkır) adına kayıtlı bulunduğu vergi kaydı ve kadastro tutanaklarında yazılı bilgilerden anlaşılmaktadır. 1936 tarih ve 368 tahrir numaralı vergi kaydı ... ve sığır yolu yazılı sınırları itibariyle gayrı sabit sınırlı olup, miktarı kadar yer, 132 ada 119 parselle (davacının kızkardeşi) adına tapuya kayıt ve tescil edilmiştir. Dava konusu taşınmazın kuzeyinin 121, 122 ve 244 nolu kadim mera parseli ile çevrili bulunduğuna, güney sınırda bulunan 119 sayılı parsele revizyon gören 1936 tarih 368 tahrir nolu vergi kaydının da dava konusu 199 sayılı parsel yönünü "sığır yolu" okuduğuna ve bu sınırda kadim eylemli mera bulunduğu anlaşıldığına göre, dava konusu yerin kadim meradan açılmak suretiyle elde edilen yerlerden olduğunun kabulü gerekir. 199 nolu parselin özel mülkiyete konu yapılması halinde kadim mera niteliğinde bulunan ve onunla bir bütünlük oluşturan 121, 122 ve 244 sayılı parsellerin mera bütünlüğünün bozulacağı açıktır. Meralar, kamunun yararlanmasına ayrılan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kamu mallarıdır. Gerek kamunun ortak yararlanmasına tahsis edilen yerlerden olmaları ve gerekse doğal yapıları gereği diğer kamu mallarında olduğu gibi meralar olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği gibi özel mülkiyet şeklinde tapu siciline kaydedilmeleri de mümkün değildir. Olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmaya ilişkin TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Yasa'nın 14.maddeleri meralar hakkında uygulanamaz.4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4.maddesi'nin 3. fıkrasında açıkça meraların özel mülkiyete geçirilemeyeceği, zamanaşımı hükümlerinin uygulanamayacağı ve amacı dışında kullanılamayacağı belirtilmiştir. Yasalarda belirtilen yetkili organlarca nitelikleri değiştirilmedikçe özel mülkiyet şeklinde kazanılmaları mümkün olmaz. Meraların mülkiyeti ...’ye, kullanma hakkı ilgili köy veya köyler ile belediyeye aittir. Tüm açıklamalar karşısında; dava konusu yerin, Devlet'in hüküm ve tasarrufu altındaki kamunun yararlandığı mera niteliğindeki kamu mallarından bulunduğu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceği gözden kaçırılarak, 132 ada 199 parsel hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken zilyetlik yoluyla kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Kabule göre de; HUMK'nun 74 (HMK'nun m.26.) maddesine göre “… Hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez tahakkuk edecek hale göre talepten noksan ile hüküm caizdir.” Mahkemece anılan yasa maddelerine ve taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak dava dilekçesi, tarafların beyanları, tüm dosya kapsamından, dava konusu 132 ada 199 parsel sayılı taşınmazın davalılar ... ve müştereklerinin pay sahipleri oldukları düşüncesinden hareketle bu davalılar üzerindeki tapu kaydının iptaliyle tescili isteğinde bulunulmuştur. Ancak, dava konusu 199 parsel sayılı taşınmaz yukarıda açıklandığı üzere, davalı gerçek kişiler adına değil, davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Tapu sicilinde kayıtlı taşınmazlar hakkında açılan ve mülkiyetin aktarılması amaçlanan iptal ve tescil davalarında dava, tapu malikine, ölü ise, mirasçılarına yöneltilir. Dava dilekçesinde ve yargılama sırasında dava konusu 132 ada 199 parsel hakkında davalı tapu maliki Hazineye yönelik usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde, davacı lehine ve ... aleyhine hüküm kurulması da doğru olmamıştır. Davalı ... temsilcisinin dava konusu 132 ada 199 nolu parsele ilişkin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün bu parsele ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.