Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/8757 E. 2013/1762 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/8757
- Karar No
- 2013/1762
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.04.2012 gün ve 42/67 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, vekil edeninin annesi ...’dan kaldığını açıkladığı 384 ada 2 parsel ve babası İbrahim’den kaldığını açıkladığı 126 ada 11 parselin kadastro çalışmalarında ... ve İbrahim mirasçıları adına tespit ve tescili gerekirken davalı adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak tapu kayıtlarının iptali ile murislere ait mirasçılık belgelerindeki miras payı oranında vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., kimlik tesbiti de yapılan imzalı 20.10.2011 havale tarihli cevap dilekçesinde, davacının davasında haklı olduğunu açıklayarak davayı kabul etmiştir. Mahkemece, "miras bırakanların ölüm tarihlerine göre terekelerinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, mirasçılar arasında taksim yapılmadığı, elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belli pay veya payları bulunmadığından mirasçılardan birinin terekeye dahil taşınmazın tümünün veya bir payının kendi adına tescilini isteyemeyeceği, bu sebeple dava konusu taşınmazın tamamının veya bir kısmının davacı adına tesciline imkan olmadığı ve açılan davanın daha sonra tüm mirasçılar adına yürütülmesinin ve aynı dava içerisinde mirasçılar adına tapuya tescilinin istenemeyeceği gibi diğer mirasçıların da katılmak suretiyle davanın yürütülüp sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya arasında bulunan ... ... ve ...’a ait mirasçılık belgelerinden: davacı ... ve davalı ...’ın 25.1.1981 tarihinde ölen ... ... ile 25.4.2009 tarihinde ölen ...’ın mirasçısı oldukları anlaşılmaktadır. ... ve ...’ın mirasçıları arasında taksim olgusunun gerçekleşmediğinin belirlenmesi halinde, miras bırakanların ölüm tarihlerine göre terekelerinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğunun kabulü gerekir. Mahkemenin de kabulü bu yöndedir. Elbirliği mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu taşınmazlarda mirasçıların birbirleri aleyhine tek başına miras payının iptaline ilişkin dava açmaları mümkün olup oybirliği aranmaz (HGK. 23.10.1996 T. 1996/7-522 Esas ve 1996/713 Karar) Davacı, mirasçılar arasında görülen böyle bir davada, sadece kendi payı yönünden iptal ve tescil isteğinde bulunabilir. Bu ilke TMK.nun 702. maddesinde öngörülen oybirliği kuralının istisnasını oluşturmaktadır. Bu kapsamda, davacının miras payı oranında davalı ...’ın malik olduğu dava konusu taşınmazlar bakımından iptal ve tescil isteğinde bulunması mümkündür. Dosya kapsamında davalının usulüne uygun davayı kabulü de gözetildiğinde mirasçılar arasında açılıp yürüyen davadamirasçılık belgeleri doğrultusunda davacının miras payı oranında iptal ve tescile ilişkin davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği de açıktır. Bu kapsamda mahkemece, maddi olgular ve hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 ... HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 19.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.