Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/8647 E. 2013/1761 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8647
Karar No
2013/1761
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair İvrindi Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.06.2012 gün ve 515/295 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, haricen satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tapuda vekil edeni adına kayıtlı dava dışı 149 ada 1 parsel içinde kullanılan ve kadastro çalışmaları sırasında paftasında gösterilmek suretiyle yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın, vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili ve ... Tüzel Kişiliği temsilcisi, kadastro tesbitinin doğru olduğunu ve dava konusu taşınmazın yol ve yol boşluğu niteliğinde bulunduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece, eklemeli zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 23.09.2011 tarihli raporunda A harfi ile gösterilen 214,10 m2'lik yol olarak tescil gören alanın davacıya ait 149 ada 1 parsele ilave edilerek davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere ve kural olarak; kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan bir yer için tespit öncesi zilyetlik hukuksal nedenine dayanılması halinde tespit dışı bırakılma tarihinden, davanın açıldığı tarihe kadar makul sürenin kaçırılmaması gerekir. Tespit sonrası imar-ihya ve zilyetlik nedenlerine dayalı tescil isteklerinde ise, tespit dışı bırakıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar, öncelikle imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten itibaren yirmi yıllık sürenin aralıksız-çekişmesiz davacı yararına gerçekleşmesi zorunludur. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacı adına kayıtlı nizasız 149 ada 1 parselin kadastro tespiti 04.12.2001 tarihinde yapılmıştır. Eldeki dava ise harcı alınarak 27.10.2009 tarihinde açılmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 27.02.2002 gün, 2002/8-141 Esas, 2002/132 Karar ... hükmünde de belirtildiği gibi, tespit dışı bırakma tarihi, bitişik ya da komşu parsellere ilişkin kadastro tutanağının düzenlendiği tarihtir. Somut olaya gelince, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 7/4. maddesine göre kadastro tutanağı düzenlenmeyen ve paftasında yol olarak gösterilen bu yerle ilgili olarak kadastroya tabi olması yolunda herhangi bir iddia vaki olmamış ve dava tarihi olan 27.10.2009 tarihine kadar geçen süre içerisinde hak arama yoluna başvurulmamıştır. Bu nedenle; davanın, makul sürede açılmadığı ve dava konusu taşınmazın paftasında yol boşluğu olarak gösterildiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıl geçmediği dikkate alınarak, reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Kabule göre de; dava TMK'nun 713/1. maddesine dayalı olarak açılan "tescil" davası olduğu halde, Mahkemece "tapu iptali ve tescil" davası olarak nitelendirilmesi doğru değildir. Bu davalarda Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisi durumunda bulunan davalı Köy Tüzel Kişiliği TMK’nun 713/3. fıkrası uyarınca kanuni hasım durumunda bulunmaktadırlar. Hazine ve ilgili kamu tüzel kişileri (eldeki davada Köy Tüzel Kişiliği) yasal hasım konumunda olduklarından, her türlü yargılama giderleriyle sorumlu tutulamazlar. Bu tür davalarda eksik harcın davacı taraftan alınmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilir. Davanın davacı yararına olumlu veya olumsuz sonuçlanmış olup olmaması açıklanan ilkeye ve sapma göstermeyen uygulamaya etkili bulunmamaktadır. Bu nedenle eksik harcın ve vekalet ücretinin davalılar Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine yükletilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Sapma göstermeyen Yüksek Yargıtay ve Daire uygulaması da bu yöndedir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 ... HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, 19.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/8647, K. 2013/1761, T. 19.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2012-8647-e-2013-1761-k-b11a41a9e504