Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/1947 E. 2026/8655 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1947
- Karar No
- 2026/8655
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/ 3216 Esas, 2025/ 2279 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2025 tarihli ve 2025/117 Esas, 2025/235 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 150.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 10 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.11.2025 tarihli ve 2025/3216 Esas, 2025/2279 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın dosya kapsamına, usul ve kanuna aykırı olduğuna, soruşturmanın usul ve kanuna aykırı yürütüldüğüne, fiziki takip tutanağının hükme esas alınacak nitelikte olmadığına, arama ve el koyma işleminin usul ve kanuna aykırı olduğuna, tanığın teşhis ve kolluk beyanının doğru olmadığına, tutanak tanığı beyanlarının hükme esas alınacak nitelikte olmadığına ve çelişkili olduğuna, sanığın kullanıcı olduğuna, ticaret yapmadığına, kan tahlilinin kullanımı doğruladığına, uyuşturucunun kişisel kullanım sınırında kaldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, mahkûmiyetine yeter derecede her türlü şüpheden arınmış somut delil olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, masumiyet karinesine, delillerin değerlendirilmesine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, alınan istihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takipte sanığın yanına gelen tanık ile aralarında alışveriş gerçekleştiği, sanığın tanığa 300 TL karşılığı MDMB-4EN-PINACA içeren uyuşturucu verdiği, sanıkta da MDMB-4EN-PINACA, 5F-ADB ve pregabalin içerir maddenin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.11.2025 tarihli ve 2025/3216 Esas, 2025/2279 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde karar verildi.