Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/5492 E. 2026/8002 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5492
- Karar No
- 2026/8002
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/680 E., 2025/526 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafii duruşma talebinde bulunmuş ise de; dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2025 tarihli ve 2024/381 Esas, 2025/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3., 188/4-a, 192/3, 53... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2025 tarihli ve 2024/381 Esas, 2025/18 Karar sayılı kararı hakkında sanık ve müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 03.03.2025 tarihli ve 2025/680 Esas, 2025/526 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmadığına, uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığına, suça konu uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı olarak yapılan arama ile ele geçirildiğine, sanığın savunma hakkının ihlal edildiğine, ele geçirilen maddelerin kullanım sınırları içerisinde kaldığına, mahkeme kararının yeterli gerekçe içermediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, beraat ve tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, çarşı ve mahalle bekçileri tarafından yapılan çalışmalarda, şüphe üzerine sanığın durdurulduğu, sanığa üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda sanığın her iki ayak bileğinden ve kemer kısmından suça konu farklı çeşitlerdeki uyuşturucu maddeleri çarşı ve mahalle bekçilerine teslim ettiği, bu şekilde sanığın kullanma amacı dışında uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Olayın intikal şekline ilişkin kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanak, suça konu uyuşturucu maddelerin çeşitliliği ve niteliği, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin kriminal rapor, sanığın biyolojik örneklerine ilişkin adli tıp raporu, sanık savunmalarının rapor ile uyumlu olmadığının anlaşılması, sanığın aşamalardaki olağan hayat tecrübelerine ve dosya kapsamına uygun düşmeyen savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanığın rızası ile teslim ettiği suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesinde usul ve kanuna aykırılık olmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.03.2025 tarihli ve 2025/680 Esas, 2025/526 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.