Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/5424 E. 2026/6468 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5424
- Karar No
- 2026/6468
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/387 E., 2025/742 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafii tarafından süresinde duruşma talebinde bulunulmuş ise de; takdiren duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2024 tarihli ve 2024/425 Esas, 2024/530 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3., 188/4-a, 62/1. 53. ve 58. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2024 tarihli ve 2024/425 Esas, 2024/530 Karar sayılı kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 24.02.2025 tarihli ve 2025/387 Esas, 2025/742 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmadığına, uyuşturucu madde ticareti işlediğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat ve tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda sanığın uyuşturucu madde sattığına dair istihbari bilgi elde edildiği, isithbari bilgide geçen adres ve çevresinde takip ve tarassut işlemlerine başlandığı, yapılan fiziki takipte sanığın istihbari bilgide belirtilen aracı ile araç çalışır vaziyette adres önünde beklemeye başladığı, bir süre sonra M.A isimli kişinin adresten çıktığı ve sanığın aracına binip kısa süre sonra indiği, aralarında uyuşturucu madde ticareti gerçekleştiği değerlendirilerek M.A isimli kişinin durdurulduğu ve kokain olduğu değerlendirilen uyuşturucu maddenin ele geçtiği, sonrasında sanığın üzerinde ve aracında usulüne uygun olarak yapılan aramada paketler halinde kokain olduğu değerlendirilen uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, bu şekilde sanığın, kullanıcı M.A isimli kişiye uyuşturucu madde satmak ve kullanma amacı dışında üzerinde uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Olayın intikal şekli, sanıkta ve M.A isimli kişide ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve niteliği, sanıkta ve M.A isimli kişide ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin kriminal rapor, sanığın aşamalardaki olağan hayat tecrübelerine ve dosya kapsamına uyun düşmeyen savunmaları, M.A isimli kişinin aşamalardaki beyanları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.02.2025 tarihli, 2025/387 Esas, 2025/742 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.