Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/3977 E. 2025/5071 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3977
- Karar No
- 2025/5071
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1579 Esas, 2022/624 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.12.2021 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde, Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 3.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 14.07.2022 tarihinde kesinleştiğine dair şerh düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.04.2025 tarihli ve 2024/19082 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/48005 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 9. maddesinde yer alan, "(1) Cumhuriyet savcısı şüpheliyi seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla en kısa sürede davet eder. Davet; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim araçlarından yararlanmak suretiyle de yapılabilir. (2) Şüphelinin mazeretsiz olarak davete icabet etmemesi, resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmaması veya yurt dışında olması ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından bu durum tutanağa bağlanır ve soruşturmaya genel hükümlere göre devam edilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/28234 sayılı dosyası ile başlatılan soruşturma esnasında, sanığın üzerine atılı suçun seri muhakeme usulüne tabi olması sebebiyle seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirilmesi ve teklif yapılması amacı ile Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına davet edilmesi için 18/11/2021 tarihli davet yazısının "... Mah. ... Cad. No: 1B İç Kapı No:33 .../SAMSUN" adresine tebliğe çıkartılarak anılan adresin kapalı olması nedeniyle soruşturma makamlarına bildirmiş olduğu 05012504897 numaralı telefonuna da ulaşılamadığı, yine soruşturma dosyasında yer alan adresine yapılan tebligat sonucunda da davete icabet etmediğinden bahisle hakkında atılı suçtan açılan kamu davası sonunda mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, Sanığın soruşturma aşamasında adresini; "... Mah. 3246 sok. ... Apt. No:6/3 .../Samsun" olarak bildirdiği, dolayısıyla sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması amacı ile davet edilmesine ilişkin tebligatın resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adrese değil bir başka adrese yapılmasına rağmen bilinen en son adresine yapılan usulüne uygun bir tebliğin bulunmadığı anlaşılmakla sanığa yapılan seri muhakeme usulü daveti işleminin usulsüz olduğu, dolayısıyla kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, Mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden “durma kararı” verilerek, sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla dosyanın Cumhuriyet savcılığına gönderilmesini müteakip, sanığa seri muhakeme teklifinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 5271 sayılı Kanun'un "Kararların açıklanması ve tebliği" başlıklı 35. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası; "(3) İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İnceleme konusu dava dosyasında, sanığın yokluğunda verilen Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli kararının adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinde yapılan sanığa ait cezaevi bilgilerinin incelenmesinde, sanığın tebliğ tarihlerinde başka bir suçtan Espiye Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu anlaşıldığından, belirtilen şekilde yapılmayan tebligatın usulsüz olduğu ve hükmün kesinleşmediği belirlenmiştir. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272. vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.