Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/293 E. 2025/3956 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/293
- Karar No
- 2025/3956
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/4220 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Müsadere talebinin reddine dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2022 tarihli kararı ile şüpheli hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına, ele geçen tabanca için müsadere kararı verilmesi için Küçükçekmece Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinden talepte bulunulmasına karar verildiği, Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.06.2022 tarihli kararı ile talebin reddine karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.06.2022 tarihli kararı ile talebin reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.12.2024 tarihli ve 2022/18842 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2025 tarihli ve KYB-2025/641 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 01/06/2022 tarihli kararı kesin olarak verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 267. maddesinde yer alan “ (1) Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca itiraza tabi olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07/03/2017 tarihli ve 2016/11961 Esas, 2017/2255 karar sayılı ilâmında yer alan " ... Ekspertiz raporuna göre sanıktan ele geçen suç eşyalarının bir silah ustasının aletli müdahalesi ile yasak nitelik kazanacağı, mevcut haliyle 6136 sayılı Yasaya göre yasak niteliğe haiz ateşli silahlardan olmadığının belirtilmesi karşısında, söz konusu suç eşyalarının, 5095 sayılı Yasa ile onaylanan ve Bakanlar Kurulu'nun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.04.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretimine ve Kaçakçılığına Karşı Protokolün 6. ve 9. maddeleri hükmü gözetilerek müsaderesine karar verilmesi gerekirken sanığa iadesine karar verilmesi ... " şeklindeki açıklamalar göz önüne alındığında somut olayda, Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 16/03/2022 tarihli ve ERZ-BLS-22-00354 uzmanlık numaralı raporda mevcut durumu ile 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliğini haiz ateşli silahlardan olmadığı ancak arızanın bir silah ustasının esaslı ve aletli neticesi ile giderilmesi halinde 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliğini haiz ateşli silah vasfını kazanacağının belirtilmesi karşısında, emanete kayıtlı tabancanın müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. a) 12.12.2021 tarihinde, durumundan şüphelenilen şüphelinin kolluk görevlileri tarafından durdurularak kaba üst yoklaması yaptıkları sırada sağ tarafında bir kabarıklık olduğunun fark edilip sorulması üzerine şüphelinin, kendi rızasıyla bir adet tabancayı üç adet fişek ile birlikte teslim ettiği belirlenmiştir. b) Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 16.03.2022 tarihli raporu ile tabancanın fişek yatağında fişek varken, atış yapmak maksadıyla tetiğe yeterli baskı uygulanmasına müteakip horozunun düştüğü, ancak fişek yatağında atışa hazır bekleyen fişeğin kapsülüne ateşleme iğnesinin yeterli baskıyı yapamadığı, buna bağlı olarak çap ve tipine uygun fişekleri patlatamadığı, mevcut haliyle 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı, ancak bir silah ustasının esaslı aletli ve parça katkılı müdahalesi ile belirtilen arızasının giderilerek çap ve tipine uygun fişekleri patlatır duruma getirilmesi halinde 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği kazanacağı, fişeklerin ise 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz olduğu belirlenmiştir. c) Şüpheli hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2022 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına, ele geçen tabanca için müsadere kararı verilmesi için Küçükçekmece Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinden talepte bulunulmasına karar verildiği, Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.06.2022 tarihli kararı ile talebin reddine karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.06.2022 tarihli kararı ile talebin reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 2. Sanıktan ele geçen üç adet fişek nedeniyle 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi uyarınca zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; uzmanlık raporuna göre ele geçen suç eşyasının bir silah ustasının aletli ve parça katkılı müdahalesi ile arızasının giderilerek yasak nitelik kazanacağı, mevcut haliyle 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silahlardan olmadığının belirtilmesi karşısında, söz konusu tabancanın 5095 sayılı Kanun ile onaylanan ve Bakanlar Kurulu'nun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.04.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretimine ve Kaçakçılığına Karşı Protokolün 6. ve 9. maddeleri hükmü gözetilerek sulh ceza hakimliği tarafından müsaderesine karar verilmesi gerektiğinden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/4220 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.