Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13307 E. 2026/7231 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/13307
- Karar No
- 2026/7231
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3023 Esas, 2025/2690 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti SUÇ TARİHLERİ : 07.02.2024, 23.05.2024 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 41. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.07.2025 tarihli ve 2024/327 Esas, 2025/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 23.05.2024 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmesine, 07.02.2024 tarihli eylemi nedeniyle beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2025/3023 Esas, 2025/2690 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi, Beraat eden sanık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, arama işleminin arama kararında belirtilen adreste yapılmadığına, arama işleminin hukuka aykırı olması nedeniyle hukuka aykırı olarak ele geçen delillerin hükme esas alınamayacağına, arama kararında daire numarasının yanlış yazılmasının maddi hata olmadığına, el koyma talebi ve el koyma tarihinin yanlış olduğuna, hukuka uygun olan el koyma kararı olmadığı için sanığın cep telefonunda arama yapılamayacağına, hazirun olarak bir kişinin bulunmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın telefonunda bulunan mesajlaşmaların uyuşturucu madde satışına ilişkin olmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 23.05.2024 tarihinde sanığın evinde yapılan aramada satışa hazır halde uyuşturucu maddeler ile hassas terazi ele geçmesi nedeniyle sanığın uyuşturucu madde sattığı iddiasına ilişkin olarak; İstihbari bilgi, olay tutanakları, sanık savunmaları, uzmanlık raporları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, 23.05.2024 tarihinde sanığın uyuşturucu madde sattığına dair bilgiler elde edilmesi üzerine sanığın ikametinde yapılan aramada çok sayıda satışa hazır halde eroin maddeleri ile hassas terazi ele geçtiği, sanığın telefonunda yapılan incelemede uyuşturucu madde satışıyla ilgili olan birçok mesajlaşmanın bulunduğu olayda, sanığın ele geçen maddeleri satmak için bulundurduğunun anlaşıldığı böylelikle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; her ne kadar arama kararında daire numarası yanlış yazılmış ise de bunun maddi hata olarak kabul edilmesinin gerektiği zira arama kararında sanığın adının tam olarak yazıldığı, yapılan aramada ele geçen maddelerin sanığın kendisine ait olduğunu ikrar etmesi nedeniyle tek hazirun ile arama yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, söz konusu maddeler ile sanığın telefonuna 23.05.2024 tarihinde gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında el konulduktan sonra, Cumhuriyet Savcılığı tarafından 24.05.2024 tarihinde el koymanın onanması talebinde bulunulduğu ve ele geçen maddelere sulh ceza hakimliği tarafından aynı gün el koymanın onanmasına karar verildiği anlaşıldığından herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, 07.02.2024 tarihli eylemi nedeniyle beraat eden sanık lehine zorunlu vekile vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliyesi Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2025/3023 Esas, 2025/2690 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.