Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/847 E. 2024/4751 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/847
- Karar No
- 2024/4751
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3298 E., 2019/281 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen ek kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilmek sureti ile esastan reddine dair 30.01.2019 tarihli kararın ceza evinde bulunan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır." gereğince okunup anlatılmak sureti ile tebliğ edilmesi gerekirken, dosya içerisinde yer alan 13.02.2019 tarihli tebliğ - tebellüğ belgesine göre "okumak- almak" suretiyle usulsüz olarak tebliğ edilmesine nedeniyle, 01.12.2022 tarihli ek kararın hukuken geçersiz olduğu kabul edilerek, sanık müdafinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2018 tarihli iddianamesiyle sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.01.2019 tarihli kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilmek suretiyle esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi, yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, adli arama olmaksızın aracın gizli bölmesinde suça konu maddelerin ele geçirildiğine, hukuka aykırı olarak ele geçirilen delilin suç unsuru olamayacağına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ele geçen miktarın kullanım sınırları içerisinde kaldığına yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay, sanığın kullandığı araçta yüklü miktarda uyuşturucu bulunması nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. 2. Olay tutanak içeriğine göre; sanığın kullandığı aracın durumundan şüphelenilerek durdurulduğu, önleme araması kararına göre yapılan önleme aramasında araçtan yoğun bir uyuşturucu maddesi kokusu gelmesinden şüphelenildiği, ayrıca aracın vites topuzu kısmının açılmış vaziyette olduğunun görülmesi üzerine, sanığa araçta herhangi bir suç veya suç unsurunun bulunup bulunmadığı sorulduğunda, sanığın vites topuzundan cikarttiği 2 ayrı naylon poşeti kendi rızasıyla görevlilere teslim ettiği, naylon poşetlerden birinin içerisinde ayrı ayrı 14 tane kilitli şeffaf paketlere konulmuş satışa hazır halde yeşil renkli uyuşturucu madde ile diğer naylon poşet içerisinde ise ayrı ayrı 17 tane kilitli şeffaf paketlere konulmuş, satışa hazır halde yeşil renkli uyuşturucu maddelerin bulunduğu belirtilmiştir. 3. İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 23.03.2018 tarihli rapor içeriğine göre, ele geçen maddelerin THC ihtiva eden ve esrar elde edilmesinde kullanılan hint keneviri bitki parçaları olduğu, elde edilecek net esrar miktarının ise 61.3 ve 8.1 gram olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; Dosya içerisinde yer alan tutanak içeriğinin tutanak mümzileri olan tanık polis memurları tarafından doğrulanması, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirilmesi ve suça konu maddelerin kilitli poşetler içerisinde satışa hazır halde bulunmaları göz önüne alınarak sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın tekerrüre ilişkin ilamının olmasına rağmen hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılmış, emanet eşyaya ilişkin fıkrada ise fıkra metnine ekleme yapılmak suretiyle düzletilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna dair takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, kararda hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2. Dava dosyası içerisinde yer alan tutanaktan da anlaşılacağı üzere, sanığın aracının önleme kararına istinaden usulüne uygun olarak arandığı ve sanık tarafından suça konu maddelerin adli arama kararı alınmasına gerek kalmaksızın rızasıyla kolluk kuvvetlerine teslim edildiği tespit edilmekle, sanık müdafinin arama kararının hukuka uygun olmadığına, adli arama kararı alınması gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Sanık tarafından açık bulunan vites topuzu içerisinde yer alan uyuşturucu maddelerin bilindiğinin kabulünün gerektiği, sanık tarafından kiralanmak sureti ile kullanılan araçta yer alan uyuşturucu maddelerin de sanığa ait olduğu karine olduğu değerlendirildiğinde, sanığın rızasıyla teslim etmese dahi kolluk kuvvetlerince yapılacak aramada ele geçirilebilecek durumda olan uyuşturucu maddelerin sırf sanık tarafından ikrar edilmesi halinin etkin pişmanlık şartlarını taşımadığı anlaşılmış olup, sanık müdafİinin bu yöndeki temyiz talepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.01.2019 tarihli ve 2018/3298 Esas, 2019/281 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.