Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/411 E. 2024/4438 K. – Kişiyi Hürriyetind

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/411
Karar No
2024/4438
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/275 E., 2023/181 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tefenni Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.03.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır. 2. Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2015 tarihli 2014/34 Esas, 2015/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.06.2022 tarihli 2019/6405 Esas, 2022/10174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde aynı maddenin birinci fıkrası ile mahkumiyetine karar verilmesi ve tekerrüre esas alınan ilam bakımından uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2023 tarihli 2022/275 Esas, 2023/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, mağdur ile aralarında ticari ilişki bulunduğuna, hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; zairecilik yapan inceleme dışı sanık...ile çiftçilik yapan mağdurun anason alım satımı hususunda anlaştıkları, olay günü sanık...ve yanında çalışan sanık ... ve diğer sanıkların mağdura ait ürünleri araca yükledikleri, ürünlerin yüklendiği aracın Acıpayam istikametine doğru yola çıktığı, sanıkların ürünlerin karşılığı olan parayı bankadan çekip vereceklerini söylemesi üzerine, mağdurun kalan sanıklarla birlikte onların aracına bindiği, farklı banka isimleri sorarak Yeşilova İlçe Merkezinden çıkıp Karamanlı ilçesine doğru gittikleri, mağdurun tanık K.'yı arayarak bu durumu iletip kendilerini takip etmelerini istediği, Karamanlı'ya yaklaştıklarında yine farklı banka isimleri sormaları üzerine mağdurun dolandırıldığından şüphelenerek araçtan inmek istediğini ilettiği, sanıkların durmadığı, mağdur cep telefonu ile polisi aramak istediğinde, sanık ...'un müsade etmediği, bunun üzerine mağdurun kendini araçtan atmaya çalıştığı, birkaç metre kadar sürüklendiği, son olarak kendisini kurtararak araçtan atladığı, sanıkların hızla olay yerinden uzaklaştıkları, arkasından mağdurun yanına gelen tanıklar ile polise şikayetçi olduğu iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. 2. Ancak; a. Sanık hakkında hüküm kurulduğu sırada, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesi esnasında, uygulama maddesinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) ''326 ncı maddesinin son fıkrası'' yerine ''5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi'' şeklinde gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması; b. Bozma sonrası sanık hakkında hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı ise de, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2023 tarihli ve 2022/275 Esas, 2023/181 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün görülmekle, hükmün altıncı paragrafında yer alan ''...5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi...'' ibaresi çıkartılarak yerine ''...1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası...'' ibaresinin yazılması ve yine aynı paragrafta yer alan "...1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına..." ibaresi çıkartılarak yerine ''...1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına...'' ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/411, K. 2024/4438, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-411-e-2024-4438-k-311d67d788ae