Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/3147 E. 2024/9803 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3147
Karar No
2024/9803
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/94 E., 2023/311 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2022 tarihli ve 2022/266 Esas, 2022/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4/a-b, 62/1, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 13 yıl 9ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir. B. İstinaf Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2023/94 Esas, 2023/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemleri İletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve fiziki takibe ilişkin gerektirici nedenler bulunmadığı halde bu tedbirlerin uygulanmasının ve bu yolla elde edilen delillerin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, uyuşturucu madde kullanıcısı tanıkların yakalanmalarının ve müdafileri hazır edilmeden kollukta ifadelerinin alınması işlemlerinin kanuna aykırı olması nedeniyle bunların delil olarak kabul edilemeyeceğine, mobese kayıtlarına göre sanık ile tanıkların yolda karşılaşıp tokalaşmalarının geçmiş bayramlarını tebrike ilişkin görüntüler olup, aralarında uyuşturucu madde alışverişi yapıldığını gösterir kamera kaydı bulunmadığına, tanıklar M.A. ve Y.E.'nin kollukta baskı altında verdikleri beyanlarından mahkemede dönmeleri nedeniyle kolluk beyanlarının hükme esas alınamayacağına, sanığın evinde yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığına, fizik takip tutanağında net bir beyan bulunmadığına, ele geçirilen uyuşturucu madde üzerinde parmak izi araştırması yapılmadığına, müvekkili sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından, şüphenin sanık lehine yorumlanarak atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen arama kararı neticesinde sokak içerisindeki duvar boşluğunda el geçirilen uyuşturucu maddeye el koyma işleminin onaylanmasına dair Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen el koymanın onaylanmasına dair kararın dosya kapsamında bulunmasa da; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 123, 127 ve 131. maddeleri hükümlerine göre; arama arama ve el koyma işlemlerinin bulundurulması ve taşınması başlı başına suç oluşturan bir maddeye kolluk görevlileri tarafından elkonabilmesi için hâkim veya Cumhuriyet savcısının ya da kolluk amirinin kararına gerek bulunmadığından, aynı şekilde hâkim kararı olmaksızın bu tür bir maddeye elkonulması işleminin hâkim tarafından onaylanması da gerekli olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, usulüne uygun olarak alınan iletişimin tespiti kararlarına istinaden tespit edilen görüşmelerin fiziki takip tutanağı ile doğrulandığını, sanıktan uyuşturucu madde satına alan tanıkların soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı huzurunda sanığı usulüne uygun olarak teşhis ettiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Gerekçeli kararda mahkeme heyetince izlendiği belirtilen ve Emanetin 2022/725 sırasında kayıtlı uyuşturucu madde satışına dair temin edilen kamera görüntülerinin bulunduğu CD'nin denetime elverişli olarak dosyada bulundurulmaması, 4.İlk Derece Mahkemesi tarafından 07.10.2022 tarihli mesafe tespit tutanağı uyarınca uyuşturucu madde alışverişinin Celekan Camiisine 158 metre mesafede gerçekleştiği belirtilip 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uygulanarak sanığın cezasında artırım yapılmış ise de; fiziki takip tutanağında Mezbaha Caddesi üzerinde Seç marketin üst tarafın düşen herhangi bir ismi olmayan bakkalın uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleştiğinin belirtilmesi ve 13.05.2022 tarihinde fiziki takibi yapan kolluk görevlilerince hazırlanan mesafe tespit tutanağında uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleştiği yerin Celakan Camiine 193 metre mesafede olduğunun tespit edilmesi karşısında; uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleştiği noktanın nasıl tespit edildiğine dair net ve kesin veriler bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın uyuşturucu madde sattığı iddia edilen yerin, Celakan Camiine mutad ulaşım yolları ile (yaya yürüme ya da araçla tespit edilecek) mesafesinin iki yüz metreden yakın olup olmadığının fiziki takip tutanaklarını tanzim eden kolluk görevlileri de hazır edilip yer göstermeleri sağlanarak keşif yapılmak suretiyle kesin olarak tespit edildikten sonra, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 13.04.2023 tarihli ve 2023/94 Esas, 2023/311 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/3147, K. 2024/9803, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-3147-e-2024-9803-k-29a0df5183e3