Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/553 E. 2024/6811 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/553
Karar No
2024/6811
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/75 E., 2021/175 K. SUÇLAR : Tefecilik yapmak, 5464 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi,ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, Esastan Red A. Sanık hakkında Tefecilik suçu yönünden kurulan istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik katılan ... vekili tarafından yapılan temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine, B. Sanık hakkında 5464 sayılı Kanun'a Aykırılık suçu yönünden kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik; 1. Katılan ... vekili tarafından yapılan temyiz incelemesinde; 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun mağduru ilgili bankalar olup; Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan doğrudan zarar görme olasılığı bulunmadığı, bu nedenle açılan davaya katılmak hak ve yetkisi bulunmadığı,mahkeme tarafından katılma kararı verilmiş olmasının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, 2. Sanık müdafii tarafından yapılan temyiz incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.05.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında tefecilik yapmak, 5464 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 05.09.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında tefecilik yapmak, suçundan 3 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına verilmiştir. 3. Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.09.2017 tarihli kararının sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin, 19.12.2017 tarihli kararı ile eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Adana Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma ilamı üzerine Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.10.2018 tarihli kararıyla; A. Zincirleme şekilde tefecilik suçundan 3 yıl 9 ay hapis ve 7.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, B. 5464 sayılı Kanun'a Aykırılık suçundan ise 3 yıl 9 ay hapis ve 7.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.10.2018 tarihli kararının sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın tevzi edildiği Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin, 30.12.2019 tarihli kararı ile eksikliklerin giderilmesi amacıyla tevdii edildiği,eksikliklerin giderilmesinden sonra Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesi'nin 12.02.2021 tarihli kararıyla da; A. Sanık hakkındaki tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne dair sanık müdafii ve katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, B. 5464 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun ise sanık hakkında her iki suçtan mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gerekçesiyle 5464 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen mahkumiyet kararının kaldırılması ile ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekilinin temyiz isteği;sanığın üzerine atılı her iki suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği;sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı usul ve yasaya aykırı olduğuna,her iki suç yönünden beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, sanığın hurda altın alım satımı üzerine kuyumculuk yaptığı ve işyerinde mağdur ...Ş'den verilen POS cihazı ile 22.02.2012-08.10.2012 tarihleri arasında farklı kişilerin kredi kartları üzerinden gerçek bir alışveriş olmaksızın çekim yaparak harcama belgesi düzenlemek suretiyle tefecilik ve 5464 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Tanıklar M. B., M.Y., A. Y.'nin bilgi ve görgülerinde; nakit paraya ihtiyaçları olduğunda adlarına düzenlenmiş kredi kartlarından sanığa ait işyerindeki pos cihazından komisyon karşılığında çekim işlemi gerçekleştirdiklerini beyan etmişlerdir. 3. 07.03.2016 tarihli vergi tekniği raporunda; sanığın 2012 takvim yılında kredi kartı yoluyla komisyonculuk faaliyeti kapsamında kayıt dışı faiz geliri elde ettiği, bu nedenle tefecilik ve pos cihazının amacı dışında kullanılması nedeniyle 5464 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi kapsamında suç duyurusunda bulunulması gerektiği belirtilmiştir. 4. 29.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın 2012 yılında hurda altın alım satımı faaliyeti adı altında ihtiyaç sahiplerinin kredi kartlarından komisyonlu çekim yaparak,faiz alarak nakit ihtiyaçlarını karşıladığı ve toplam 334.429.01 TL komisyon geliri elde ettiğinin tespit edildiği belirtilmiştir. 5. Sanık savunmasında; 2012 yılı Şubat ayında hurda altın alım satımına başladığını, işyerinde Denizbank'tan almış olduğu pos cihazı üzerinden satış işlemlerini gerçekleştirdiğini,işlerinin iyi gitmemesi üzerine 2012 yılının sonunda işyerini kapattığını,vergi incelemesi yapan memurlara faturalarını ibraz ettiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında; A. Zincirleme şekilde tefecilik suçundan 3 yıl 9 ay hapis ve 7.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, B. 5464 sayılı Kanun'a Aykırılık suçundan ise 3 yıl 9 ay hapis ve 7.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın üzerine atılı; 1. Tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, 2. 5464 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan kurulan hükümde ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri uyarınca sanığın fiilinin sadece tefecilik suçuna vücut vereceği gözetilmeden her iki suçtan mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle 5464 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak ''ceza verilmesine yer olmadığına'' dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık hakkında tefecilik suçu yönünden kurulan istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik katılan ... vekili tarafından yapılan temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık hakkında 5464 sayılı Kanun'a Aykırılık suçu yönünden kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik; 1. Katılan ... vekili tarafından yapılan temyiz incelemesinde; 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun mağduru ilgili bankalar olup; Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan doğrudan zarar görme olasılığı bulunmadığı, bu nedenle açılan davaya katılmak hak ve yetkisi bulunmadığı,mahkeme tarafından katılma kararı verilmiş olmasının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla; 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddeleri uyarınca, katılan vekilinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Sanık müdafii tarafından yapılan temyiz incelemesinde; Oluşa ve vergi tekniği raporu ile bilirkişi raporuna göre;sanığın 2012 yılı Şubat-Ekim ayları arasında hurda altın alım satımına dair işlettiği dükkanda 15.10.2012 tarihinde yapılan denetimde kuyumculuk faaliyetine ilişkin her hangi bir eşyanın bulunmaması,tanıklar ...,....'un sanığın işyerinde bulunan ve Denizbank'tan verilen pos cihazından bir miktar komisyon karşılığında pos çekim işlemleri gerçekleştirerek sanıktan nakit para ihtiyaçlarını karşıladıklarına dair bilgi ve görgüleri dikkate alındığında;sanığın kastının tefecilik suretiyle yarar sağlamaya yönelik olduğu anlaşılmıştır. Sanık, amaçladığı bu suçu işlemek amacıyla 5464 sayılı Yasa'nın 36 ncı maddesinde tanımlanan suçu da işlemiştir.Sanığın bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince sanık hakkında tek bir fiilden ceza verilmesi gerekmektedir. Somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri uyarınca sanığın eyleminin tefecilik suçunu oluşturması karşısında; 5464 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan bölge adliye mahkemesince verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir. V. KARAR A. Sanık hakkında tefecilik suçu yönünden kurulan istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik katılan ... vekili tarafından yapılan temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE, B. Sanık hakkında 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik katılan ... vekili tarafından yapılan temyiz incelemesinde; 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun mağduru ilgili bankalar olup; Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan doğrudan zarar görme olasılığı bulunmadığı, bu nedenle açılan davaya katılmak hak ve yetkisi bulunmadığı,mahkeme tarafından katılma kararı verilmiş olmasının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla; 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddeleri uyarınca, katılan vekilinin temyiz isteğinin REDDİNE, C. Sanık hakkında 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik sanık müdafii tarafından yapılan temyiz incelemesinde; Gerekçe bölümünde B- 2 numaralı bendinde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.02.2021 tarihli kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/553, K. 2024/6811, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-553-e-2024-6811-k-3a9514937fc9