Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/5173 E. 2024/1705 K. – Parada Sahtecilik

Konu: Parada Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5173
Karar No
2024/1705
Karar Tarihi
Konu
Parada Sahtecilik

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/236 E., 2016/125 K. SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Hükmolunan cezaların miktarları itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2015 tarihli iddianamesiyle sanıkların parada sahtecilik suçundan cezalandırılmaları ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli kararıyla sanıkların parada sahtecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezalarıyla cezalandırılmalarına, adli para cezalarının 10 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve sanık ... yönünden cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; suça konu paraların müsaderesi ile T.C Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'ın temyiz istemi; yokluğunda mahkumiyet kararı verilerek savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; parada sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığına ve eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay; sanıkların birlikte yolculuk ettikleri kiralık aracın motor kısmına sahte 1.100 adet İngiliz Paundu saklamak; ayrıca sanık ...'in üzerinde 7 adet 50 Paund, 23 adet 20 Paund bulundurmak suretiyle atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir. 2. Soruşturma, sanıkların uyuşturucu madde bulundurduğu yönündeki ihbar üzerine başlamıştır. 3. Araç sanık ... adına kiralanmıştır. 4. Gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle olay tarihinde 01.40 sıralarında Cumhuriyet Savcılığının yazılı arama kararına istinaden araçta arama yapılmış ve motor kısmında sahte paralar bulunmuştur. Sahte paralara el konulmuş ve süresi içinde usulüne uygun şekilde elkoymanın onaylanmasına değişik iş sayılı kararla hükmedilmiştir. 5. T.C ... Denizli Şubesinin 06.05.2015 tarihli ve 240, 242, 243, 244, 246 sayılı raporlarına göre; üzerinde "örnektir" ibaresi olan paralar sahte olup aldatma kabiliyeti bulunmamaktadır. 6. T.C ... Denizli Şubesinin 06.05.2015 tarihli ve 241, 245 sayılı raporlarına göre; üzerinde "örnektir" ibaresi olmayan paralar sahte ve aldatma kabiliyetini haizdir. 7. Sanıklar aşamalarda; dava konusu paraları düğünde hava atmak için kullanacaklarını beyan etmişlerdir. 8. Mahkemesince sanıklann atılı suçu işledikleri sabit kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık ...'ın savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklinde olup; gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiştir. Önce bilinen en son adres esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından, tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci, seksen dokuzuncu fıkraları ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği ve sanık ...'a gerekçeli kararın doğrudan MERNİS adresine tebliğ edildiği ve tebligatın da usulsüz olduğu göz önüne alınarak, sanığın öğrenme üzerine temyiz istemi süresinde kabul edilerek; ek Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık ...'ın savunması; 25.01.2016 tarihli duruşmada hakları hatırlatılarak usulüne uygun şekilde alındığından ve kısa karar tarihinde tutuklu ya da hükümlü olmayan sanığın yokluğunda mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı olmadığından sanığın bu konudaki temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. Sanık ... müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına ve eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde ise; Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan suç hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde yapılan lehe değişiklik ile uzlaşmaya tabi hale getirilmiş ise de; bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Oluş, tüm dosya kapsamı, ihbar tutanağı, usulüne uygun şekilde yapılan arama ile el koymanın onaylanması kararları birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların kiraladıkları aracın motor kaputuna T.C ... Denizli Şubesinin 06.05.2015 tarihli ve 241, 245 sayılı raporlarına göre sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olan paraları sakladıkları sabit olup; paraları saklamaları nedeniyle savunmalarına itibar edilmeyerek mahkemesince mahkumiyet kararları verilmesinde ve uygulamada isabetsizlik görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'ın ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli kararında sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, sanık ... yönünden Tebliğnameye uygun olarak, sanık ... yönünden Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/5173, K. 2024/1705, T. 26.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-5173-e-2024-1705-k-127632d7a7ca