Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4694 E. 2023/10596 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4694
- Karar No
- 2023/10596
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/144 Esas, 2023/644 Karar SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın mahkumiyeti TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasına Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2022 tarihli iddianamesiyle sanığın (iki kere) cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Ankara 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli kararıyla sanığın katılanlara karşı cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan iki kere 3 yıl hapis cezasıyla cezalandınlmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 3. Sanık müdafiinin hükümleri istinaf etmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 17.05.2023 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesinin hükümleri kaldırılarak sanığın zincirleme şekilde cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz istemleri; suçun sabit olmadığına, teşdiden ceza tayininin yasaya aykırı olduğuna ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; 1. Dava konusu olay; sanığın kız arkadaşı olan mağdur ... ile ...'un kuzeni olan mağdur ...'i tartışma üzerine kendi evinde odaya kilitlemek ve mağdur ...'u yaralamak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. 06.03.2022 tarihli polis tutanağına göre; saat 03.50 sıralannda haber merkezini arayan bir kadının evde zorla tutulduğunu bildirmesi üzerine adrese gidilmiş, kapının çalınmasına rağmen ev sahibi ... tarafından kapı açılmamış, ... ve ... isimli kadınların hayatlarından endişe ettiklerini söylemeleri üzerine nöbetçi Cumhuriyet savcısının talimatı ile itfaiye tarafından kapının kırılarak içeriye girildiği anlaşılmıştır. 3. Mağdur ...'in adli raporunda; sol kulak memesi ve sol çenede ağrı, hassasiyet olduğu belirtilmiştir. 4. Katılan ...'un raporunda ise sağ paryato-temporal bölgede yaklaşık 3x4 cm'lik cilt altı ödem olduğu belirtilmiş ve aynı mağdurenin İstanbul Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünden aldırılan raporunda bu bulguların yaşamsal tehlikeye neden olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte bulunduğu belirtilmiştir. 5. Mahkemesince sanığın iki mağdura karşı ayrı ayrı 3 yıl hapis cezasıyla cezalandınlmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B) Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; Sanık müdafii tarafından hükümlerin istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin hükümlerinin kaldırılmasına ve sanığın zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık müdafilerinin suçun sabit olmadığına dair temyiz istemlerinin incelenmesinde; 1. Olay, tüm dosya kapsamı, mağdurların birbirleriyle ve dosya kapsamıyla uyumlu anlatımları ile mağdurların anlatımlarını doğrulayan olay tutanağı ile adli tıp raporları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir. 2. Sanık müdafilerinin teşdiden ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise; a. Sanığın kastının yoğunluğu, olay tutanağına göre kolluk güçlerine zorluk çıkarması hususları ile meydana gelen zarar birlikte gözetildiğinde; temel cezanın 3 yıl hapis cezası olarak tayininde isabetsizlik görülmemiştir. b. Mağdurların sanıkta elem ve keder oluşturacak bir davranışta bulunduklarına dair anlatım, delil ya da savunma bulunmadığından sanığın cezasında haksız tahrik hükümleri gereğince indirim yapılmamasında isabetsizlik görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafıilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 17.05.2023 tarihli kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 54. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verilmiştir.