Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3744 E. 2024/213 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3744
- Karar No
- 2024/213
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4479 E., 2021/82 K. İHBAR EDEN : İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü SUÇ : 6136 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve ihbar eden kurum vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Sayı ve nitelik bakımından vahim nitelikli silah bulundurma suçundan doğrudan zarar görmeyen ihbar eden kurumun davaya katılma hakkı bulunmadığı anlaşılmakla kararı temyiz etme hakkının da bulunmadığı yapılan ön incelemede tespit edilmiştir. Sanık müdafinin temyizi yönünden ise; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2019 tarihli iddianamesi ile sanığın sayı ve nitelik bakımından vahim nitelikli silah bulundurma suçundan cezalandırılması talep olunmuştur. 2.İstanbul Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 7 yıl hapis cezası ve 17.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. 3.İlgili kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 19.01.2021 tarihli kararı ile dosya üzerinden incelemede, adli para cezasının taksitlendirilmesi ile ilgili bölümdeki ihtarat kısmı çıkarılarak, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. 4.İlgili kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 14.09.2023 tarihli kararı ile ihbar eden kurumun temyiz istemine yönelik düşünce bildirilmesi için dosyanın tevdiine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.İhbar eden kurum vekilinin temyiz isteği, duruşmadan haberdar edilmediklerine ilişkindir. 2.Sanık müdafinin temyiz isteği, arama kararının usulsüz olarak yerine getirildiğine, suç vasfının hatalı olarak değerlendirildiğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAYLAR VE OLGULAR 1.Dava konusu olay, uyuşturucu madde ticareti ihbarı üzerine, sanığın ev ve işyerinde yapılan aramada silah, tüfek ve çeşitli tür ve sayıda fişek ele geçirilmesi nedeniyle, 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a (6136 sayılı Kanun) muhalefet suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2.Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı ihbarına yönelik yapılan çalışmaların özetlendiği 12.03.2019 tarihli fiziki takip, araştırma ve gözlem tutanağı dosyada mevcuttur. 3.13.03.2019 tarihli olay, yakalama ve el koyma tutanağında, 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan silah, av tüfeği ve fişekler dışında, sanığın işyerinden, bir adet Glock marka 17 model yarı otomatik tabanca ve 15 adet fişek, bir adet SIG SAUER P250 Made In Germany 9x19 ibareleri bulunan yarı otomatik tabanca ve 14 adet fişek, bir adet savage arms corp. ıtıca n.y u.s.a snıper ibareli tüfek ve 6 adet fişek, bir adet Kalashnikov marka tam otomatik tüfek ve 4 adet şarjörde 124 adet fişek ele geçirildiği belirtilmiştir. 4.13.03.2019 tarihli ev arama ve muhafaza altına alma tutanağında, sanığın ikametinde yapılan aramada, bir adet Smith&Wesson marka 37 model beşli toplu tabanca, bir adet Glock marka 33 model yarı otomatik tabanca ve çeşitli tür ve sayıda 667 adet fişek ele geçirildiği bildirilmiştir. 5.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 01.04.2019 tarihli raporunda, bir adet savage arms corp. ıtıca n.y u.s.a snıper ibareli tüfek ve 6 adet fişek ile bir adet Kalashnikov marka tam otomatik tüfek ve 124 adet fişeğin, 6136 sayılı Kanun'un 12/4. maddesi kapsamında vahim niteliği haiz oldukları, bir adet Glock marka 17 model yarı otomatik tabanca ve 15 adet fişek, bir adet SIG SAUER P250 Made In Germany 9x19 ibareleri bulunan yarı otomatik tabanca ve 14 adet fişek, bir adet Smith&Wesson marka 37 model beşli toplu tabanca, bir adet Glock marka 33 model yarı otomatik tabanca ve çeşitli tür ve sayıda 667 adet fişeğin, yine 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte oldukları belirtilmiştir. 6.Tanıklar O.A. ve İ.S. ile polis memuru tanık H.O. ifadelerinde, arama işlemlerine eşlik ettiklerini beyan etmişlerdir. 7.Sanık savunmasında, elde edilen uzun namlulu silahlar ve fişeklerin kendisine ait olduğunu, uzun namlulu silahlar ile fişeklerin ise Hakan isimli kişiye ait olduğunu, emaneten kendisinde olduğunu, Hakan'ın ölümünden sonra da kendisinde kaldığını beyan etmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın eylemi sabit görülerek ve alt sınırdan uzaklaşılarak atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde, infazı kısıtlar biçimde yapılan ihtarat yapılması isabetli bulunmamış ve ilgili bölümde yer alan "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibareleri çıkarılarak düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. İhbar eden kurum vekilinin sanık hakkında sayı ve nitelik bakımından vahim nitelikli silah bulundurma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebi yönünden; 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan davada suçtan doğrudan zarar görmeyen ihbar eden kurum vekilinin, davaya katılma hakkı bulunmadığı bulunmadığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, kurum vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. B. Sanık müdafinin sanık hakkında sayı ve nitelik bakımından vahim nitelikli silah bulundurma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebi yönünden; Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler ışığında, sanığın ikametinde ve işyerinde ele geçirilen iki adet silahların seri atış yapma özelliği olması nedeniyle İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen rapora göre vahim nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Sanık savunmasında ruhsatsız tabanca bulundurduğu iddiasını kabul etmiş ancak silahın seri atış yapma özelliği bulunmadığını ileri sürmüştür. Tüm dava dosyası içeriği, sanığın kısmen ikrar içeren savunması, raporun ehil bir kurum tarafından tanzim edilmesi, denetime açık ve yeterli olması, arama kararlarına eşlik eden tanık ifadeleri, ele geçirilen suç eşyalarının sayı ve nitelikleri ile İlk Derece Mahkemesi kararında adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin ihtaratın, infazı kısıtlaması gerekçeleriyle, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle sanık müdafinin, arama kararının usulsüz olarak yerine getirildiğine, suç vasfının hatalı olarak değerlendirildiğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR A. İhbar eden kurum vekilinin sanık hakkında sayı ve nitelik bakımından vahim nitelikli silah bulundurma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebi yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, ihbar eden kurum temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık müdafinin sanık hakkında sayı ve nitelik bakımından vahim nitelikli silah bulundurma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebi yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 19.01.2021 tarihli kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.