Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2644 E. 2024/9835 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2644
- Karar No
- 2024/9835
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1631 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : İddianamenin iadesi karara karşı yapılan itirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2022 tarihli kararı ile 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık (6136 sayılı Kanun) suçundan şüpheli hakkında tanzim edilen iddianamenin, Elazığ 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli ve 2022/612 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile iadesine karar verildiği, iddianamenin iade kararına yapılan itirazın kabulüne dair Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2022 tarihli ve 2022/1631 Değişik iş sayılı kararının kesin olarak verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/34438 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/66782 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/66782 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı pek az sayıda mermi bulundurma suçundan dolayı Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 31/05/2022 tarihli ve 2022/164 soruşturma sayılı dosyasından düzenlenen ön ödeme önerisinin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre şüphelinin mernis adresine 11/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği belirtilerek, şüphelinin yasal süre içerisinde ödemede bulunmadığından bahisle Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca 18/11/2022 tarihli ve 2022/1064 soruşturma, 2022/7435 Esas, 2022/5262 sayılı İddianame düzenlenmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği halde, öncelikle şüphelinin bilinen son adresi olup kolluk ifadesinde bildirdiği "Rızaiye Mahallesi Kubbeli Cami sokak No:28/4 Merkez/Elazığ" adresine mernis şerhi olmadan tebligat çıkarılması gerekirken, doğrudan sanığın mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu kaldı ki; tebligatın da binanın deprem nedeniyle yıkıldığından bahisle bila iade edildiği anlaşılmakla, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca ön ödeme teklifi tebliğinin usule aykırı olduğunun anlaşıldığı cihetle, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanunu’nun 174 üncü maddesi; "(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, c) Önödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen, iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. (2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. (3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. (4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez. (5) İade kararına karşı Cumhuriyet Savcısı itiraz edebilir..." Şeklinde düzenlenmiştir. 2.Şüphelinin üzerine atılı eylemin 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13/4. maddesi kapsamında kaldığı ve 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca suçun önödeme kapsamında kaldığı anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un 174/1-c maddesine göre, önödemeye tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verileceği düzenlenmiştir. 3.Dosya kapsamına göre Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2022 tarihli ve 2022/164 soruşturma sayılı dosyasından düzenlenen önödeme teklifinin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre şüphelinin son bildirdiği adrese tebliğatın çıkarıldığı ancak tebligatın "binanın deprem nedeniyle yıkıldığından" bahisle 11.06.2022 tarihinde iade edildiği ve dosya kapsamından şüpheliye önödeme teklifi tebliğ edilmeden iddianame düzenlediği bu sebeple iddianame iade kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Elazığ 1. Ağır Ceza Hakimliğinin, 09.12.2022 tarihli 2022/1631 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde karar verildi.