Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2397 E. 2024/8117 K. – Suç Üstlenme

Konu: Suç Üstlenme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2397
Karar No
2024/8117
Karar Tarihi
Konu
Suç Üstlenme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/286 E., 2022/448 K. SUÇ : Suç üstlenme KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında suç üstlenme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 270 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 12.10.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/30843 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61378 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2023 tarihli ve KYB-2022/30843 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamında bulunan adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası; "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un ''Basit yargılama usulü'' başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrası ise; ''(1)Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" Biçiminde, Aynı Kanunun geçici 5 inci maddesinin (c) ve (d) fıkraları da; '' (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ... c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz...'' Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmiş ve bu karar 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 4. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün yargılama konusu eyleminin 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasına göre basit yargılama usulüne tabi olduğu ve lehe hükümler içeren kanun maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu ancak bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. 5. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2397, K. 2024/8117, T. 30.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2397-e-2024-8117-k-d9749c354d63