Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/7797 E. 2023/10328 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7797
Karar No
2023/10328
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/716 E., 2016/344 K. SUÇLAR : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usûl hükümleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çaycuma Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanıkların, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılmaları talep olunmuştur. 2. Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli, 2015/716 Esas, 2016/344 Karar sayılı kararı ile sanıkların, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların Temyiz Sebepleri Atılı suçun yasal unsurları oluşmamasına rağmen, haklarında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanıkların bir şekilde ele geçirdikleri katılan ait kredi kartı bilgilerini kullanarak, internet üzerinden iki farklı iş yerinden harcama yaptıkları 2. Katılana ait Garanti Bankası 5549 **** **** 0021 numaralı kredi kartından, aynı gün içinde ... Telekominikasyon ve ... Bilgisayar isimli iş yerlerinden, 1.749.00 TL ve 1.683.00 TL'lik harcamalar yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve banka yazıları dosyada mevcuttur. *İşlemler için erişim sağlayan 85.***.137.86 numaralı IP'nin, ... adına kayıtlı olduğu, sanık ... adının evrakta bu şekilde geçtiği tespit edilmiştir. *Katılan hazırlık aşamasında alınan ifadesinde "Alışveriş yapılan yerlerden ... Bilgisayar isimli iş yeri ile iletişime geçtiğini, kartı ile cep telefonu alımı yapıldığını ve sipariş bilgilerinin ... adına olduğunu öğrendiğini" beyan etmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ...'in Temyiz Sebepleri Yönünden; 1. Sübuta İlişkin; Dosyadaki olgular ve katılanın istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; katılana ait Garanti Bankası 5549 **** **** 0021 numaralı kredi kartından, katılanın bilgi ve rızası dışında, aynı gün içinde ... Telekominikasyon ve ... Bilgisayar isimli iş yerlerinden, 1.749.00 TL ve 1.683.00 TL'lik harcamalar yapıldığı, her iki işlem için erişim sağlayan IP numarasının 85.106.137.86 olduğu ve yapılan yazışmalar neticesinde ... adına kayıtlı olduğunun, sanık ... yerine Dursun yazıldığının tespit edildiği, keza katılanın da alışveriş yapılan yerlerden ... Bilgisayar isimli iş yeri ile iletişime geçtiğinde, kartı ile cep telefonu alımı yapıldığını ve sipariş bilgilerinin ... adına olduğunu öğrendiği, sanık ... ile Recep'in evli oldukları sabittir. Sanık ... her ne kadar savunmasında "Çağrı merkezi işlettiğini, müşterilere check-up hizmeti sunduğunu" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketinde bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, ayrıca bahsedilen hizmet bedelinin, başka bir firmadan alışveriş yapılarak tahsil edilmesinin de ticari hayatın olağan koşulları içinde mümkün olmadığu, bu bağlamda sanık ...'in eyleminin sabit olduğu, yine aramanın sanığın şirketinde çalışan ve onun emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Diğer Yönlerden; Katılana ait kartın, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, iki farklı siteden alışverişte kullanılmış olması karşısında, sanık hakkında cezalandırma yapılırken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın eleştirilen neden dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir. B.Sanık ...'nun Temyiz Sebepleri Yönünden; Somut olayda, suça konu kart ile her ne kadar sanık ... adına kayıtlı IP üzerinden erişim sağlanarak, onun bilgileri ile harcama yapılmış ise de; sanığın savunmasında "Şirketin eşi tarafından işletildiğini, kendisinin yapılan işlemlerden bilgisi olmadığını" beyan etmesi ve sanık ...'in de aynı yönde anlatımda bulunması karşısında, sanığın, şirketin faaliyetinden bilgisi olduğu söylenebilse dahi, atılı suça fiilen iştirak ettiğine, eylem üzerinde hakimiyeti olduğuna dair, savunmasının aksini kanıtlar mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli, 2015/716 Esas, 2016/344 Karar sayılı sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenlerle, Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli, 2015/716 Esas, 2016/344 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/7797, K. 2023/10328, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2021-7797-e-2023-10328-k-1686c9706220