Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/7500 E. 2023/10521 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7500
- Karar No
- 2023/10521
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/84 E., 2016/406 K. SUÇLAR :Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 09.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından cezalandırılması talep olunmuştur. 2. İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli, 2016/84 E. 2016/406 K. sayılı kararı ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ise, 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ek savunması alınmak sureti ile cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz Sebepleri 1. Aynı eylem nedeni ile iftira suçundan ikinci kez ceza aldığına, 2. Güveni kötüye kullanma ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarının, yasal unsurları oluşmamasına rağmen hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin, Hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın, katılan Utku'nun iş yerinde çalışması nedeni ile kendisine kullanması için verilen laptop bilgisayarı alarak iş yerinden ayrıldığı, daha sonra müşteki Yavuz'un iş yerinde katılanın kimlik bilgileri ile muhasebeci olarak işe başlayarak, burada da müştekinin kredi kartını bilgisi dışında almak suretiyle harcama yaptığı iddialarına ilişkindir. 2. Müşteki Yavuz'a ait Garanti Bankası 4282 **** **** 2019 numaralı kredi kartından, olay tarihinde, Doğantürk Döviz isimli iş yerinden 12.369,00 TL'lik harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve yazı cevapları dosyada mevcuttur. 3. Müştekinin, adını Utku Ulusan olarak bildiği sanık hakkında şikayetçi olması üzerine, katılanın şüpheli sıfatı ile ifadesi alınarak, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği dosya içeriği ile sabittir. 4. Müşteki Yavuz'un, iş yerinde Utku adı ile çalışan kişinin sanık olduğunu teşhis ettiği tutanak altına alınmıştır. 5. Harcama yapılan döviz bürosunun kamera kayıtları incelenmiş ve suça konu kartı kullanan kişinin sanık doluğu belirlenmiştir. 6. Kollukta bilgisi sahibi olarak dinlenen A.G "Sanık ile birlikte, müşteki Yavuz'a ait iş yerinde çalıştığını, olay günü sanığın, çekmeceden kartı alarak gittiğini ancak Yavuz'un haberi olduğunu düşündüğü için şüphelenmediğini" beyan etmiştir. IV. GEREKÇE A. Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçuna ilişkin 1.Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Dosyadaki olgular itibari ile, sanığın, katılana ait kimlik bilgilerinin kullanarak müşteki Yavuz'un sahibi olduğu Şişli İlçesi'nde bulunan iş yerinde muhasebeci olarak çalışmaya başladığı, olay tarihinde müştekinin odadan çıkması üzerine, çekmecesinde bulunan kredi kartını bilgi ve rıza dışı alarak, kart ile Doğantürk Döviz isimli iş yerinden 12.369,00 TL'lik harcama yaptığı, bu hususun gerek aynı iş yerinde çalışan A.G'nin kollukta bilgi sahibi olarak vermiş olduğu görgüye dayalı ifadesi, gerek ise harcama yapılan kuyumcuya ait güvenlik kamerası görüntüleri ile sabit olduğu, bu şekilde sanığın, müşteki Yavuz'a yönelik atılı suçu işlediği anlaşılmakla, mahkemenin sübuta dair kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Diğer Yönlerden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın sair temyiz itirazları reddedilmiştir. B. Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin Atılı suçun mağdurunun katılan Utku olması ve dosya içinde aynı mağdura yönelik işlenen başka bir suç bulunmaması karşısında; Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinde tanımı yapılan güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmuştur. C. Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçuna ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur. Somut olayda, sanığın, katılan Utku'ya ait kimlik bilgilerini sadece, müşteki Yavuz'a ait iş yerinde çalışmak için başvuru yaptığı sırada kullandığı, bunun dışında bir eylemi olmadığı ve bu eylemi sonucunda da katılan Utku adına herhangi bir resmi belge düzenlenmediği, müşteki Yavuz'un kredi kartını rıza dışı alarak kullanması nedeni ile her ne kadar katılan Utku hakkında soruşturma yapılmış ve şüpheli sıfatı ile ifadesi alınmış ise de; Utku'nun adını veren kişinin müşteki Yavuz olduğu, nitekim sanığı bu isimle tanıdığı ve sanığın yakalandığında gerçek kimliğini beyan ettiği, bu bağlamda atılı suçların unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın beraat yerine atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükme ilişkin Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli, 2016/84 E. 2016/406 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma ve suçundan kurulan hükme ilişkin Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli, 2016/84 E. 2016/406 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, C. Sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hükme ilişkin Gerekçe bölümünde (C) bendinde yer alan nedenlerle, İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli, 2016/84 E. 2016/406 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.