Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/450 E. 2023/7039 K. – Parada Sahtecilik
Konu: Parada Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/450
- Karar No
- 2023/7039
- Karar Tarihi
- Konu
- Parada Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/136 E., 2016/21 K. SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2015 tarihli iddianamesiyle, parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli kararıyla, sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık tarafından tedavüle koyulan paraların iğfal kabiliyeti olmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın, 09.01.2015 tarihinde katılan ...'ın şoförlüğünü yaptığı dolmuşa diğer müşteriler ile birlikte bindiği, müşterilerden yardım amaçlı seyahat ücretlerini topladığı bu sırada kendisinin de seyahat ücreti olarak 100,00 TL değerindeki parayı verdiği, katılanın sonradan verilen paranın sahte olduğunu anladığı yine 10.01.2015 tarihinde katılan ...'nın şoförlüğünü yaptığı dolmuşa diğer müşteriler ile birlikte binerek müşterilerden yardım amaçlı seyahat ücretlerini topladığı sırada 200,00 TL değerindeki sahte parayı verdiği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Dosya kapsamında yer alan, 11.01.2015 tarihli tutanak, katılanların alınan beyanları ile Türkiye Cumhuriyeti ... Bankasından alınan 21.05.2015 tarihli raporlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, kalabalık olan katılanlara ait dolmuşlarda seyahat etmek amacıyla bindiği sırada, yolu takip etmekte olan katılanlara sahte olarak üretilmiş paraları seyahat ücreti olarak verdiği böylece üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından, Mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Türkiye Cumhuriyeti ... Bankasından alınan 21.05.2015 tarihli raporlarda, sahte olarak üretilen 200,00 TL değerindeki paranın ön ve arka yüzünde ayrıca 100,00 TL değerindeki paranın ön yüzünde "geçersizdir" ibaresi yer aldığının ancak bu ibareye dikkat edilmediği takdirde paraların iğfal kabiliyetlerinin bulunduğunun belirtildiği, somut olayda da, kalabalık olan dolmuşun şoförlüğünü yapan katılanların yol takibi yapmakta oldukları sırada sahte paraların verildiğini ve ancak paraların sahte olduğunu sefer bitiminde anladıklarını beyan etmeleri, sanığın ise sahte paraların diğer müşteriler tarafından verilmiş olabileceğini iddia etmesi karşısında 11.01.2015 tarihli tutanak göz önüne alındığında sahte paraların sanık tarafından verildiği tespit olunmakla, Cumhuriyet savcısının bu yöndeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 4. Sanığın tekerrüre esas alınan, Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/105 Esas, 2010/386 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı ve UYAP ortamında yapılan araştırmada sanık hakkında mahkemesince 22.03.2018 tarihinde uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği anlaşılmıştır. 5. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiği dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin fıkranın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.