Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/19458 E. 2024/188 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/19458
- Karar No
- 2024/188
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1361 E., 2015/1184 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usûl hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, hırsızlık ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talep olunmuştur. 2. Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli kararı ile sanığın, hırsızlık suçundan ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz istemi, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, hürriyeti tahdit suçuna ilişkin olarak kısa kararda tayin edilen ceza ile gerekçeli kararda tayin edilen ceza arasında çelişkiler mevcut olup infazda tereddüte neden olabileceğine ve bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın mağdur ... ve ...'ya yönelik hırsızlık suçunu; polis memuru olan mağdur ...'a yönelik ise, sanığın adliyeye sorgu için sevk edildiği gün polis bekleme odasında kapıyı üzerine kilitleyerek alıkoyduğu ve bu suretle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Sanık savunmasında, hırsızlık suçlarını işlemediğini, polis memuru mağdur ...'i bir anlık duyguları ile hareket ederek odaya kilitlediğini amacının kızını eve bırakıp gelmek olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. 3. Katılan ..., sanığı savcılıkta ifadesinin alınması için hazır ettiğini, zemin katta polis odasında bulunduğu sırada sanığın aniden kapıyı üzerine kilitleyip kaçtığını, şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. 4. 31.08.2015 tarihli fotoğraf teşhis tutanağına göre, katılanlar ... ve ...'nın sanığı kesin ve net olarak teşhis ettikleri belirtilmiştir. 5. Tanık M.Ö. adliyede katip olarak görev yaptığını, olay günü bağrışma sesleri üzerine gittiğinde polis memuru ...'ın polis bekleme odasında dışarıdan kilitlenmiş vaziyette bulunduğunu gördüğünü belirtmiştir. 6. Tanık G.E. adliyede mübaşir olarak görev yaptığını, gelen sesler üzerine polis odasına doğru gittiğinde, içeriden önceden tanıdığı mağdur ...'in sesini duyduğu, dışarından kilitli olan kapıyı açtığını beyan ettiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.04.2023 tarihli, 2022/6-378 Esas, 2023/205 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hırsızlık suçunda eşya, sahibinin (zilyedinin) rızası olmaksızın alınmasına karşın dolandırıcılık suçunda mal, sahibinin (zilyedin) rızasıyla teslim edilmektedir. Ancak bu rıza failin hileli davranışları ile elde edilmiş olup, geçerli bir rıza değildir. Somut olay değerlendirildiğinde sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu anlaşılmış olsa da, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 22.12.2015 tarihli mahkumiyet tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 2. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; A. Dosyanın incelenmesinden, 22.12.2015 tarihli celsede verilen ve hakim tarafından onaylanan kısa kararda, mağdur ismini sehven Pınar olarak yazılarak, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 2 ay hapis cezası verildikten sonra 109 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (f) bendi uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ve 109 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığının belirtilmesine rağmen; gerekçeli kararda 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası verildikten sonra 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde hükümde çelişkiler ve hatalı hesaplamalara neden olunması ayrıca kısa karar ile gerekçeli kararda tekerrüre esas alınan ilamların da farklı olduğu anlaşılmakla anılan hususlar nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. B. Gerekçeli kararda belirtildiği üzere 30.12.2015 tarihinde duruşma zaptının sehven katip M.A. tarafından onaya sunulduğu ve iş yoğunluğu nedeniyle de duruşma zaptının hakim A.Ö. tarafından onaylandığının anlaşıldığı belirtilerek, onaya sunulmadan dosyasına konulan 22/12/2015 tarihli duruşma zaptının Cumhuriyet savcısı görüldüsü yapılmış haliyle UYAP ortamına atıldığına dair tutanak tutulduğu ve 22.12.2015 tarihli bu duruşma tutanağının da 28.12.2015 tarihinde genel gelen evrak olarak sisteme atıldığı , onaylama işlemlerinin eksik olduğu; ayrıca kısa kararda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla aynı tarihli çelişen iki ayrı duruşma tutanağının tanzim edilmesi suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli, 2015/1361 Esas, 2015/1184 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.