Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/16615 E. 2023/8096 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2020/16615
Karar No
2023/8096
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/56 E., 2016/212 K. SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2015 tarihli iddianamesi ile, sanıkların cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talep olunmuştur. 2. Sakarya Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2015 tarihli kararı ile, sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAYLAR VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanıkların, yakınları olan ...'a attığı tanışma amaçlı mesajlar nedeniyle, katılanı rızasıyla araçlarına bindirdikten sonra, ormanlık alana götürdükleri, tehdit edip, sopayla, tekme ve tokatlarla darp ederek hürriyetinden yoksun kıldıktan sonra, köyüne geri bıraktıkları iddiasına ilişkindir. 2. Katılana ait 08.08.2014 ve 12.08.2014 tarihli raporlarda, baş, sol göz, kulak, ense, kol ve sırtta ekimoz, şişlik, laserasyon ve ağrı tarifleri ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı yazılıdır. 3. 08.09.2014 tarihli tutanakta, katılanın ... numaralı hattının, "... abi" olarak kayıtlı 0545 *** 4737 numaralı hattan aynı gün 15:08'de arandığı ve 28 saniye görüşüldüğü, saat 18:39 ve 19:02'de cevapsız çağrılar olduğu kayıtlıdır. 4. 11.08.2014 tarihli tutanakta, 07.08.2014 tarihinde, 0532 *** 6974 numaralı kullanıcıdan, ...'a ait 0534 *** 3903 numaralı telefon hattına gelen " ... Seni Atso'dan tanıyorum. ... Benim babam savcı bunu bil tatlım. ..." şeklinde mesajlaşmalar kayıtlıdır. 5. Sanıklar ... ve ... hakkında silahla tehdit, katılan hakkında hakaret ve kişilerin huzur ve sükunu bozma suçundan 07.01.2015 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiştir. 6. Dosya içerisinde 05.08.2014 - 11.08.2014 tarihleri arasındaki HTS kayıtlarına göre, 0532 *** 6974 numaralı hat, ... isimli kişi adına kayıtlı olup, bu kullanıcının, ... adına kayıtlı telefon ile 362 ve 468 saniyelik görüşme ve mesajlaşmaların olduğu, ... ile 133 ve 87 saniyelik görüşme ve mesajlaşmaların olduğu, katılan ile 33, 35 saniyelik görüşme ve mesajlaşmaların olduğu görülmüştür. 7. Sanık ... savunmasında, araştırmalarında eşi ...'a mesaj atan numaranın ... isimli ... kullanıcısına ait olduğunu gördüğünü, bu kullanıcının ... ile aynı yerde bildirim vermesi nedeniyle katılana ulaştığını, katılanın isteği üzerine, iş makinelerinin olduğu yere gittiklerinde, sanık ... ile katılanın karşılıklı yumruklaştıklarını, katılanı köyüne bıraktıklarını beyan etmiştir. Sanık ... savunması da benzerdir. suçlamayı inkar etmiştir. IV. GEREKÇE 1. Alıkoyma fiili devam ettiği sürede olayda sopa kullanıldığının kabul edilmesine rağmen, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmaması ve atılı suçun silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi karşısında, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince, aynı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği nazara alınarak, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Katılan soruşturmada, sanık ... ile aralarındaki sorunu çözmek için kendisini aldıklarını, rızaen araca bindiklerini, bir gün önce telefonunu abisi ...'e verdiğini, telefon hafızasında yer alan ...'a ait telefon hattına mesaj attığını, üç kişinin kendisini darp ettiğini, sanık ...'de sopa olduğunu, üçüncü bir kişide silah olduğunu, sanık ...'nin "ya seni öldürürüm ya da abini bul onu öldüreceğim" dediğini ve kendisini köye bıraktıklarını beyan etmiş, kovuşturmada ise, abisinin ...'ı arayıp aramadığını bilmediğini beyan etmiştir. 3. Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, katılan anlatımları, sanık savunmaları, sanıkların yakını olan ...'a gönderilen mesajların katılana ait olduğunun tespit edilememiş olması ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli kararında sanıklar müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/16615, K. 2023/8096, T. 26.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2020-16615-e-2023-8096-k-eba955e6dbb3