Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/15318 E. 2023/10065 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/15318
- Karar No
- 2023/10065
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/174 E., 2016/275 K. SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2016 tarihli iddianamesi ile, sanıkların cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları talep olunmuştur. 2. Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 tarihli kararı ile, sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, suçun sabit olmadığına, gerekçenin yetersiz olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, suçun işlenmediğine ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAYLAR VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanıkların, mağduru itekleyerek, sanık ...'in aracına bindirdikleri, yolda iken, sanık ...'ın mağduru darp ettiği ve araçtan indirdikleri mağdurun her iki sanık tarafından dövüldükten sonra serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir. 2. 27.03.2016 tarihli ihbar tutanağında, plaka ve araç markası bildirilerek yapılan ihbarda, kavgaya karışanlardan birinin zorla araca bindirilip götürüldüğü bilgisi verildiği yazılıdır. 3. 28.03.2016 tarihli CD çözüm tutanağında, ihbarda geçen ve sanık ...'e ait aracın gidiş istikameti tarif edilmiştir. 4. Sanıkların ve suçta kullanılan araç ile sahibinin tespitine dair 28.03.2016 tarihli tutanak ile mağdurun sanıkları fotoğraftan teşhisine ilişkin aynı tarihli tutanak dosyada mevcuttur. 5. Mağdura ait 27.03.2016, 30.03.2016 tarihli raporlarda, mağdurun kaş, alt dudak, ağız içinde kesi ve gözlerde kızarıklık tarifi ile, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı bildirilmiştir. 6. Sanıklar savunmalarında, sanık ...'ın üvey kardeşinin dövülmesi ile ilgili olarak mağdur ile tartışırken, etrafı rahatsız etmeden uzakta konuşmak için, sanık ...'in mağduru eli ile ittirerek araca bindirdiğini, sanık ... ile mağdurun araç içinde ve dışında kavga ettiklerini, sanık ...'ın mağdura yumruk attığını ve sonrasında oturdukları evin sokağında bıraktıklarını beyan etmişlerdir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; 1. Tanık S.K, mağdurun sanıklar tarafından iteklenerek araca bindirildiğini, ihbarı yapanın kendisi olduğunu ve sonrasında mağdurun yaralı olarak yanlarına geldiğini ifade etmiştir. Kollukta bilgisi alınan mağdurun kardeşi ...'in ifadesi de benzerdir. Mağdur, sanık ...'ın kardeşi ile ilgili konuşma teklifini reddetmesi üzerine, sanıklar tarafından zorla araca bindirildiğini ve darp edildiğini beyan etmiştir. Tanık B.Ö., mağdurun rıza ile araca bindiğini beyan etmiş ise de, sanık ...'in gayri resmi eşi olması ve beyanının, diğer tanık ifadeleri ve maddi olgular ile uyumlu olmadığı görülmüştür. 2. Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler ve yukarıdaki açıklamalar ışığında, sanık ...'un üvey kardeşi ...'in dövülmesi olayını konuşmak için, mağdurdan, sanık ... Okumuş'un aracına binmesini istediği, mağdurun, araca binmeyi reddetmesi üzerine, sanıkların mağduru itip cebir kullanarak araca bindirdikleri, araç içinde sanık ... tarafından darp edilen mağdurun, biraz ilerledikten sonra araçtan indirilerek her iki sanık tarafından dövüldüğü, mağdurun bu olay neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı ve ikametinin yakınında serbest bırakıldığı, sanıkların eylemlerini fikir ve eylem birliği içinde gerçekleştirdikleri anlaşıldığından, mahkemece kurulan hükümde mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Sanık ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 24.10.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. V. KARAR A. Sanık ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.