Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/10124 E. 2012/17375 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/10124
Karar No
2012/17375
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; I- Sanık ... için yapılan incelemede: Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02.12.2003 gün ve 2001/1414 Esas, 2003/1213 sayılı kararı sanık ... savunmanı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemenin hükmü sanık ... yönünden Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 23.01.2006 gün ve 2005/5026-2006/70 sayılı kararı ile “Lehe yasanın belirlenmesi” için diğer yönleri incelenmeden bozulmuş ve bozmanın 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi gereğince sanık ...’a yansıtılmasına karar verilmiştir. 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesine göre, sanık bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Ancak, temyiz etmişcesine faydalanmanın kabul edilmesi, bu kimsenin bozmadan sonra yeniden verilecek yeni ve son kararı da temyiz edebilmesine olanak tanımamaktadır. Çünkü, sirayet, yasa gereği kabul edilmiş bir haldir. Bu bağlamda sanık sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Sanık ... savunmanının belirtilen nedenle bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyize yetkisi yoktur. Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.11.2010 gün ve 2010/7-229 esas, 2010/240 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere, sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçları özel olarak düzenlendiğinden, 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi hükmünün, lehe yasanın değerlendirilmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; genel yargılama ile uyarlama yargısının koşulları ve sonuçları birbirinden farklı olduğundan, hakkındaki hüküm kesinleşmekle “hükümlü” konumuna giren sanık ...’ın lehe yasanın değerlendirilmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda, yargılaması devam eden diğer sanıkla birlikte yargılanmasının yasal olarak olanaklı olmadığı ve adı geçen hükümlü sanık hakkındaki davanın ayrılarak uyarlama yargısının yapılması gerekirken, her iki yargılamaya birlikte devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması, II- Sanık ... için yapılan incelemede: 1- Hırsızlık suçunu işlemeye birlikte karar vererek, el ve işbirliği içinde hareket etmek suretiyle eylem sırasında gözcülük yapmak suretiyle suça katılan ve çaldıkları otomobil ile birlikte olay yerinden ayrılan ve otonun yakıtı bitince içindeki teybi diğer sanıkla birlikte alarak giden sanık ... hakkında 765 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi yerine 65/3. maddesi ile uygulama yapılması, 2- 765 sayılı TCK’nın 522/1. maddesinin değerlendirilmesi sırasında, suç tarihindeki ekonomik koşullara, paranın satın alma gücüne ve yerleşmiş içtihatlara göre, suça konu 600 Türk Lirası değerindeki otomobilin, 55 Türk Lirası değerindeki teybin ve 4 ila 5 Türk Lirası değerindeki benzinin toplam değerinin pek aşırı yerine normal kabulü, 3- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 64/1, 493/2, 522/1 (pek aşırı), 55/3, 59/2, 647 sayılı Yasanın 4 ve 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-d, 143/1, 31/3, 62/1, 50, 52. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun kabulünde zorunluluk bulunması, 4- Suç tarihi itibariyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanık ... için 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/10124, K. 2012/17375, T. 15.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-10124-e-2012-17375-k-ab6fd4c915b7