Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2011/10971 E. 2011/10279 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10971
- Karar No
- 2011/10279
- Karar Tarihi
İhbarname No : KYB-2011/233633
Ruhsatsız silâh taşımak suçundan sanık ... ...'un, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 19, 81, 59, 72 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddeleri uyarınca 2.473.057.946 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Sincan Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2002 tarihli ve 2002/212-420 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün 07.02.2011 tarihli dilekçesi ile adlî sicil arşiv kaydının silinmesi talebinin reddine dair Sincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2011 tarihli ve 2002/212 esas ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile ilgilinin arşiv kaydının 3682 sayılı Adli Sicil Kanunun 8. maddesi gereğince silinmesine ilişkin (SİNCAN) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2011 tarihli ve 2002/530 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve istatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın suçunun 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı cihetle itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.06.2011 gün ve 33561 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 28.06.2011 gün ve KYB-2008/233633 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5352 sayılı Adli Sicil Kanunun geçici 2. maddesinde, suç tarihi gözönüne alınarak aynı Yasanın yürürlük tarihinden önceki kayıtların silinmesine ilişkin koşullar düzenlenmiş olmakla, talep sahibinin mahkumiyetine konu kaydın da bu kapsamda bulunduğu, bu nedenle yürürlükten kaldırılan 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 8. maddesinde belirlenen koşullar oluştuğunda, silinmesi mümkün suçlara dair adli sicil kayıtlarının mahkemece verilen silme kayıtlarına dayanılarak ve Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyonca adli sicil kaydından çıkarıldığı belirtilen madde metinlerinde “affa uğramış olsalar bile” ibaresi bulunan, başta Anayasanın 76. maddesi ile özel kanunlarda sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Yasanın 10. maddesine göre istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı kanunun 12. maddesinde sayılan koşullar dışında silinmesine yasal olanak bulunmadığı, sözü edilen bu durum karşısında arşiv kaydının silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, bu kaydın arşiv kayıtlarından çıkarılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2011 gün, 2011/530 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 29.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.