Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2010/14070 E. 2010/14437 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/14070
- Karar No
- 2010/14437
- Karar Tarihi
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık suçundan sanık ...'ın anılan Kanun'un 13/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 350.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 4.12.1996 tarihli ve 1996/887-1076 sayılı ilamına ilişkin adli sicil arşiv kaydının silinmesine dair aynı mahkemenin 4.6.2010 tarihli ve 2010/201 müteferrik sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin (ANKARA) 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.7.2010 tarihli ve 2010/335 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak: Dosya kapsamına göre: 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin, suç tarihi itibariyle aynı Kanun'un yürürlük tarihinden önceki kayıtların silinmesine ilişkin koşulları düzenlemiş olduğundan, adı geçenin mahkumiyetine konu kaydında bu kapsamda olduğu, dolayısıyla mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 8. maddesinde belirtilen şartlar oluştuğunda, silinmesi mümkün suçlara ilişkin adli sicil kayıtlarının mahkemelerce verilen silme kararlarına istinaden veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyon tarafından adli sicil kaydından çıkartıldığı, madde metinlerinde "affa uğramış olsalar bile" ibaresi bulunan, başta Anayasanın 76. maddesi ile özel kanunlarda (2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu'nun 11. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 7. maddesi vb. gibi) sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Kanun'un 10. maddesine istinaden, istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı Kanun'un 12. maddesinde sayılan şartlar dışında silinmesine yasal olanak bulunmadığı, bu bağlamda; adı geçenin silmeye konu suçunun, 6136 sayılı Kanun'da sayılan suçlardan olması sebebiyle bahse konu kaydın mevzuat gereği adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alındığı ve arşiv kaydının da silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 6.10.2010 gün ve 61500 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 21.10.2010 gün ve KYB/2010-255744 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: 5352 sayılı Adli Sicil Kanunun geçici 2. maddesinde, suç tarihi gözönüne alınarak aynı Yasanın yürürlük tarihinden önceki kayıtların silinmesine ilişkin düzenlenmiş olmakla, talep sahibi ...’ın mahkumiyetine konu kaydın da bu kapsamda bulunduğu, bu nedenle yürürlükten kaldırılan 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 8. maddesinde belirlenen koşullar oluştuğunda, silinmesi mümkün suçlara dair adli sicil kayıtlarının mahkemece verilen silme kayıtlarına dayanılarak ve Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyonca adli sicil kaydından çıkartıldığı, belirtilen madde metinlerinde "affa uğramış olsalar bile" ibaresi bulunan, başta Anayasa'nın 76. maddesi ile özel kanunlarda sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Yasanın 10. maddesine göre istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı kanunun 12. maddesinde sayılan koşullar dışında silinmesine yasal olanak bulunmadığı sözü edilen bu durum karşısında arşiv kaydının silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, arşiv kaydının silinmesine karar verilmesi ve bu karara vaki itirazın da kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesi, Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görülmekle Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.7.2010 gün ve 2010/355 D.iş sayılı red kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.