Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2008/3706 E. 2010/8689 K. – Parada Sahtecilik
Konu: Parada Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/3706
- Karar No
- 2010/8689
- Karar Tarihi
- Konu
- Parada Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü: Suç tarihinde silinme koşulları gerçekleşmemiş geçmiş hükümlüğü bulunduğu anlaşılan sanığa hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi aleyhine temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sanık ... ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak, Hükmolunan gün adli para cezasının 20 TL'den adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232. maddesine aykırılık yapılması, Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu aykırılığın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanığa hükmolunan gün adli para cezasının tayininde uygulanan kanun ve madde numarasının 5237 sayılı TCK.nun 52/2. madde ve fıkrası olarak gösterilmesi suretiyle adı geçen sanık hakkındaki hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 2- Sanıklar ... ve ... haklarındaki hükümlere yönelik temyize gelince; Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesindeki koşulların varlığı halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş katılan vekili ve sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 16.6.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE: Sanıklara yüklenen suç “parada sahtecilik” suçudur. Kamu güvenine karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Bu suçla korunmak istenen hukuksal yarar, kamu güvenidir. Milli ve uluslararası bir değişim aracı olan paraya kamu tarafından duyulan güven bu suçla korunmaktadır. Sahte para kullanılması bireylerin zarara uğramasına yol açmakta ve sahte paranın üretilmesi ise kamu güvenini sarsmakla birlikte toplumun zarar görmesi tehlikesi doğmaktadır. Bu haliyle cezalandırılması istenen fiille hazinenin haklı bir çıkarı da zedelenmiş değildir.Yasada bu suçlardan açılan kamu davasına katılmayı öngören özel bir düzenlemede bulunmaması dikkate alındığında, hazinenin katılan sıfatını alabilecek surette ne şekilde suçtan zarar gördüğü açıklanmadan, davaya katılan olarak karar verilerek lehine vekalet ücreti tayini yasaya aykırı olduğu düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun katılan hazine vekilinin temyiz itirazına dayalı bozma kararına katılmıyorum.