Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2008/14264 E. 2010/12035 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/14264
- Karar No
- 2010/12035
- Karar Tarihi
Haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 466 sayılı Yasa gereğince tazminat isteminde bulunan ... hakkında yapılan inceleme sonunda; 2.500 TL. manevi, 536.71 TL. maddi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair (DOĞUBAYAZIT) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.11.2006 gün ve 2006/133 esas, 2006/255 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve davacı müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 31.10.2008 günü daireye gönderilmekle incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: 1- Tazminat talebine esas olan işleme ilişkin beraat kararını veren mahkeme ile davacının ikamet mahkemesinin aynı mahkeme olduğunun anlaşılması halinde tazminata konu davaya bakmaya 466 sayılı Yasanın 2/1 madde ve fıkrası uyarınca en yakın Ağır Ceza Mahkemesinin yetkili olduğu gözetilmeden, yetkisiz mahkemede yargılamaya devamla yazılı biçimde karar verilmesi, 2- Uygulamaya göre de: a) Davacının 4857 sayılı İş Kanunun 46 ve 47. maddeleri uyarınca net asgari ücret gereğince tutuklu kaldığı tüm günler üzerinde maddi tazminat miktarının hesaplanması gerektiği gözetilmeden, bu süreden tatil günlerinin çıkarılması suretiyle noksan maddi tazminata hükmolunması, b) Sorumluluk hukukunda faizin zarar kapsamına dahil olduğu ve istem halinde zararı doğuran fiil veya işlem gününden başlayarak faizin hükme bağlanması gerektiği ve davacının talebinde faiz başlangıcı olarak haksız gözaltına alma tarihini gösterdiği gözetilmeyerek ve hükmün gerekçe kısmında tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedileceği belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında maddi tazminat için tahliye tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi, c) Hükmün gerekçe kısmında maddi ve manevi tazminat için, tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedildiği belirtildiği halde, hüküm fıkrasında manevi tazminat için faize hükmedilmeyerek çelişki yaratılması, Bozmayı gerektirmiş davacı müdafii ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASıNA), 20.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.